AngelsTurkiye tarafından yazılmış tüm yazılar

AngelsTurkiye yeni bir gay sohbet ve sosyal ağ projesidir. Buraya katılarak nasıl daha iyi olabileceğimizi bize ilet... www.angelsturkiye.com

Çıplaklık anlayışı – Neremi göstermeliyim?

Çok değerli ziyaretçilerimiz. Projemiz Google Adsense reklam optimizasyonuyla çalıştığı için genel olarak Google görsel standartlarıyla sınırlıyız. Bu, çok ciddi bir kısıtlama olmasa da, kısıtlama, görsellerin çıplaklığından ziyade saldırgan çıplaklık içerip içermediğine bakıyor. Bu çok ucu açık bir tanımlama olduğu için gerçek hayattan çok önemli şu detaylarla anlamayı kolaylaştırıyorlar.

Kurallar diyorki;

1- Eğer bu resmi çocukların yanında açmanda bir sakınca yoksa

2- Eğer bu resmi ailenle birlikteyken açmanda sakıncası yoksa

Ozaman reklamlar yayınlanır.

Adsense reklam politikası

Aile veya çocuk tanımının veya kastın ne olduğunu, bizimle tartışmalarına gerek yok dimi? Hani kendinizi de yormayın bir zahmet. Şöyle foto atarsam ne olur böyle foto atarsam ne olur, ya şu olursa, ya bu olursa soruları sormayın… Size kalmış yani… Adamalar diyor ki; Sınırlar bu! Bu konuda anlaşırsak işte orada reklam gösteririz. Ama kuralları ihlal ediyorsan orada reklam göstermeyiz diyor 🙂 E tabi bu kabaca bir genelleme olsa da diğer belli başlı parametreleri de söz konusu. Hani silah, kumar vs. bunlar da yasak. O açıdan… Neyse… bizi ilgilendiren sitenin kitlesinden ötürü, çıplaklık oluyor 🙂 O yüzden konuya dönüyorum.

Çıplaklık örnekleri

Çıplaklık

Deniz kenarındaki şortlu resminiz çıplaklık sayılmaz. Ancak iç çamaşırıyla, verdiğiniz pozlar tartışılır. Diyelim ki deniz kenarındasınız. Yanınızda şort yok. Altınızda, beyaz klasik külot veya o anda orada gideri olabilecek bir külot var altınızda. Ve bulunduğunuz yer bir halk plajı. O sırada iç çamaşırınıza göre denize girebilmeniz norm olabilir. Ve o anda iç çamaşırınız sizin için kapanma unsuru olmak için yeterli ise sakıncası da olmayabilir.

Deniz kenarındaki tutum ve duruşunuzdan farklı olarak iç çamaşırıyla verdiğiniz pozlar, cinselliği çağrıştıran fotoğraflar ise, reklam gösterimini durdururlar. Kişisel açıdan baktığınızda herhangi bir zararı olmasa da projenin geleceğini temsil eden bu davranışları göz önünde bulundurmak takdirinize kalmıştır.

Saldırgan / şiddetli çıplaklık ne demek?

Poponuzun, geneli veya en hassas bölgelerinin saldırgan düzeyde, normal duruşunuzdan farklı olarak teşhir edercesine gösterilmesi şiddetli çıplaklıktır. Aynı şiddet penisinizin her türlü gösterimi için geçerlidir. Artistik poz verme veya çıplaklığın sanat olduğu detaylar kesinlikle karıştırılmamalı. Keza bunu ölçecek otorite biz olmadığımız için muhteşem artistik çıplaklığınızı paylaşmanıza izin veremiyoruz 🙂

Neremi göstermeliyim?

Yani bu da bir soru evet. Nereni göstermen gerektiğini bilmiyor olabilirsin. Belki çıplaklığın normal karşılandığı uzak bir kabile kültürüyle büyümüş olabilirsin. Örneğin çok büyük penisli erkeklerin, penislerini göstererek yaşadığı bi kabilenin kültürünü almışsanız o zaman nerenizi göstermeniz gerektiğiyle ilgili bir fikre ihtiyacınız olabilir. O kabilede erkeklerin penislerinin bu şekilde göstermesi kültürlerinin bir parçası. Kabilenin videosu görmek istersen burada. O kabileden olsan da o sunumu burada yapmana izin vermiyorlar 🙂 Vücudunuzun ahlak kurallarını incitmeyen, sınırları zorlamayan ve sizi temsil eden tüm resimlerini paylaşabilirsiniz.

Cinsel görsel şiddete maruz kalmanızı istemiyoruz.

Değerli kullanıcılarımız, harika bir profil oluşturduğunuz ve halen bizimle olduğunuz için teşekkürler. Bilmenizi isteriz ki burada hiç bir şekilde herkese açık ‘cinsel görsel’ şiddete maruz kalmanızı istemiyoruz. Burada hem sizler hem de ziyaretçiler için cinsellik odaklı görsellerden uzak (porn free) güvenli bir topluluk oluşturmak, sizlerin de çok daha güven içinde olması demektir. Elbette özel akışınıza asla müdahale edilmez. Kendi özgür iradenizle herkese açık veya sınırlı gönderiler ile yüzde yüz güvenli bir paylaşım ağı oluşturabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey özel akışınız için özel arkadaşlık istekleri göndermeniz. Bu sınırlama, site üyeleri ile aranızda hiç bir engel değil; Aksine, sizi koruyan bir bariyerdir.

Herkese açık gönderiler üzerinde yetkimiz olsa da duvarınızdaki sınırlı paylaşımlarınızı siz ve izin verdikleriniz dışında kimse göremez. Bu Facebook’tan alışık olduğunuz ayrıcalıklı bir özelliktir. Size gelen arkadaşlık istekleri özel akışınıza ve dolayısıyla özel resimlerinize açılan kilit roldür. Biri size arkadaşlık isteği gönderdiği an varsa her iki taraf da birbirinin özel resimlerini görebilir. Böylece, arkadaş olmadıklarınızla da istemediğiniz bir görsel şiddete maruz kalmazsınız. Burada kendinizi özel hissetmeniz için elimizden geleni yapıyoruz. Her konuda moderatörlerimizle iletişime geçmekten çekinmeyiniz.

Erkek genelevi açılsa talep nasıl olur? Kadın genelevleri!

Erkek genelevi açılsa sizce talep olur mu? Hatta belki kadın genelevlerine olan talebi bile geçebilir diye mi düşünüyorsunuz? Öyle düşünüyorsanız muhtemelen bu erkek genelevlerine en büyük talebi de erkek eşcinseller gösterecektir diye de düşünüyorsunuzdur. Keza kadın genelevleri gibi, toplumsal açıdan daha tolere edilebilen kadın erkek ilişkisi, devletler tarafından tanınıyorken, erkek erkeğe ilişkiyi meşrulaştıracak bir ortamı devlet otoriteleri uygun görmeyebilir. Eyvah durum beter mi ne düşünmeden edemiyorum 🙂

Erkek genelevi açılsa şartlar ne olur ?

Şimdi erkek genelevleri açılsa, normları göz önünde bulundurunca, kadınlar için açıldığı düşüncesi ortaya çıkacak. Bu durum Türk toplumu örf ve adetleri gereğince pek hoş karşılanmayabilir ve çok ciddi ahlaki tartışmaları da beraberinde getirebilir. Hani şöyle bir ikilem var. Kadınının seks işçisi olmasını tolere edebilen bu algı, erkek genelevine kadının gitmesini istemez meselesi mi bu? Aslında nereden baktığımıza göre daha da karmaşık bir konu gibi görünse de bu olayın detayları (bunu okuyan) kişilerin zihninde aydınlanmış mı yeterince? Evet seks işçiliği diye bir durum söz konusu doğru. Ancak bunu daha çok kadını mağdur etmemek adına manevi bir hoş görme zihniyetiyle kabul etmişiz sanki. Yada ne biliyim öyle mi ki ? Peki aslında erkek genelvi açmayarak kadını da mağdur etmiş olmuyor muyuz?

Kadınların olduğu geneleve lezbiyenler gidiyor mu ?

Şimdi erkek genelevi açılmasının önündeki en büyük engel muhtemelen eşcinsellerin gideceği meselesi değildir keza içeriye erkek almayabilirler. Hani yasallaşsa bile bu yönde yasallaşabilir belki. Çünkü otoriteler bunu toplumun çöküşü olarak mı değerlendirir acaba? Kadın genelevlerine, ‘kadınlar’ gidemiyor diye biliyorum 🙂 Veya gidiyor mu ? Gitse ne olur mesela kapıdan mı çevrilir? Gidebilmeliler mi ? Hani madem erkekler için böyle biz çözüm resmileştirilmiş kadınlar için neden resmileştirilmemiş o halde? Yoksa zaten var da işletme şekli mi farklı acaba? Hani ad genel ev değil de ajans falan mı? Bu durum hak hukuk çerçevesinde tartışılabilir mi? Hakkında yazılabilir mi ?

Serbestlik kurallarını belirlemek gerçekten zor

Çoğu serbestlikler kuramsal değil mi ? Hani nerden baksan eksik yanları çıkıyor gibi. Ne dedim ben? Yani uygulamada bütün özgürlük türlerinin bir açığını bulabiliyoruz. Ay hukukçu olmak da zor iş. Bu gibi detayları düşünüp yasa üretmek falan çok karışık işler. Amerika’da her eyalet için farklı yasalar falan. Bir metre mesafe değişikliğiyle yasayı delebilir veya yasaya uyabilirsiniz. Çok gullüm bence. Alttaki resme bakın. Erkek genelevi kampanyasına 2000 erkek başvurmuş. E tabi erkekler için bulunmaz nimet. Hiç bir işi gücü olmayan yakışıklı aslan gibi erkekler o kadar çok ki. Hepsi bu işi yapmak isteyecektir. Hali hazırda merdiven altı olanları saymazsak her başvurmak isteyen işin ciddiyetnin farkında değildir bence. Erkekler olaya biraz keyfi bakıyor hani… Ama bence haberi okuyun derim. Muhtemelen kadınlar için geçerli olan neye benzeri veya daha ağır olanı erkekler için uygulanabilir https://onedio.com/haber/hic-tahmin-edemeyeceginiz-gercekleriyle-genelevler-hakkinda-14-sasirtici-bilgi-898241 aaay kıyamet kopucak diye.

Erkek genelevi

Sapyoseksüeller için genel ev talebi nasıl karşılanır?

Her yönelime bir genel ev

Şimdi özgürlük özgürlüğü tetikler falan maazallah! Hak hukuk çerçevesinde erkek genelevi açılırsa bu defa eşcinsel erkekler için de genelev istenir, lezbiyenler için de istenir. Travestiler içinde istenir… Her yönelim için bir genel ev beklentisi söz konusu. Bildiğim kadarıyla İstiklal caddesinin arka sokaklarından bir tanesinde Travesti genel evi zaten var. O sokaktan ne zaman geçsem evin önünde gezen mantileri görürüm oda başka mesele. Ancak İstiklaldeki travesti genel evi resmi bir genel ev değil. Yine bölgesel bir kanunla koruma altındalar mı onu de net bilmiyorum. Türkiye’de ameliyat ile kadın olmamış Travestilerin bildiğimiz anlamda yasal bir genelevde çalışma izinleri yok. Bununla ilgili Hürriyet gazetesinde Travestiye kimlik ve genelev yok Hatta özgürlük kuramı çerçevesinde işler sarpa sarabilir. Düşünsenize sapyoseksüeller için genel ev açılsa, kadrosu olsa olsa akademik kadrodan oluşur. Ne fizik mühendisi değil misin? Asla tipim değilsin? Nasıl yani çift ana dal 2 dalda mastır eğitimin yok mu asla tipim değilsin. 5 dil bilmiyor musun asla tipim değilsin gibi giderler döner.

En popüler mesajlaşma uygulaması Whatsapp – Stalklamak için kullanılıyordu

En popüler mesajlaşma uygulaması Whatsapp ne demek? Stalklama MMS ve SMS devrini bitirdi mi ?

En popüler mesajlaşma uygulaması Whatsapp ne demek? 2010 da kurulduğundan bu yana, neden en ufak değişiklikte haber oluyor? Gayet normal çünkü neredeyse tüm dünyada klasik mesajlaşma uygulamalarına olan ihtiyacı kökünden gereksiz hale getirip ana mesajlaşma uygulamasına hatta en popüler mesajlaşma uygulamasına dönüştü. E cevabı aldığınıza göre okumanıza gerek yok dermişim 🙂 Elbette sunduğu birinci sınıf teknoloji altyapısıyla dikkatleri en çok çeken bu uygulamadaki ufak tefek değişikliklerin haber olmasına şaşırmamak gerek. Çünkü söz konusu iletişim ise bu konuda en iyi olanı Whatsapp. Bu bağlamda en ufak güncelleme de dahi İlgi çekici başlıklarla haber oluyor. Haber sitelerinin, en gereksiz güncellemeleri bile haber yapması ayrı bir tartışma konusu. Bu yazıda güncelleme haberi yok merak etmeyin.

Whatsapp ne demek?

Whatsapp ne demek? Programın adı, İngilizce ”Whats up” kelimelerini çağrıştıran gayet akıllıca bir seçim. İngilizcede ”whats up: ne haber” demektir, Whatsapp ise yazım olarak değil ama sessel benzerlik açısından aynı hissi çağrıştırıyor. Zira Whatsapp ismindeki ”app” (ep) uygulama (application) kelimesinin kısaltmasıdır. Bir mesajlaşma uygulamasını ‘ne haber’ söylemini çağrıştıran bir isimle birleştirdiğimizde ortaya Whatsapp çıkıyor. Bir proje olarak baktığımızda böyle bir isim ile çıkmak çok iyi bir fikir.

Stalklamak için kullanılıyordu

En popüler mesajlaşma uygulaması

İlk başlarda, herhangi birinin telefon numarasını ekleyip, Whatsapp hesabı varsa kullandığı fotoyu görmek isteyen gizli aşıklar veya meraklılar için etkili bir stalk yöntemiydi. Zira bazı kullanıcılar Whatsapp uygulamasını stalklama özelliğinden ötürü tercih ediyordu 🙂 Bir çok gizlilik vs ayarlarını değiştirebilmenize rağman halen en güçlü stalklama uygulamalarının başında geliyor. E tabi bu kadar kullanıcı sayısına ulaşıp popülaritesi patlama yapınca Facebook hemen duruma el atıp rekor bir parayla (19 milyar dolar) bu küçük devi satın aldı. Whatsapp uygulaması son 7 8 yıldır en popüler mesaşlaşma uygulaması ve doğal olarak gizlilik vesaire gibi ayrıntılar bir çok kullanıcıyı tedirgin etti. Özellikle bazı gizlilik ayarlarını etkinleştirmek tam bir anti-stalker çözümü oldu. E tabi bu derece gizlenmek zorunda değilsiniz 🙂

2010 2012 yıllarında Whatsap uygulamasını bir kere bile yükleyip kaldırınca numaranızı kayıtlı tutuyordu. Cihazınızda yüklü olmasa bile diğer kişilerin hesaplarında Whatsapp kullanıcısı gibi görünüyordunuz. Herkes tarafından görünmesini veya kim olduğunuzun saklı kalmasını istediğiniz fotoğrafınızdan endişe ettiğiniz dönemlerde de çok haklıydınız. Hiç istemediğiniz bir sürü kişinin telefonunuzu ekleyip kim olduğunuzu görebilmesi biraz gizlilik haklarını ihlal ediyordu. Zira özellikle günümüzde Whatsapp demek telefon numaranız demek, telefon numaranız demek kimliğiniz demektir. Kullanıcıyı en zorda bırakan tarafı ise, en son çevrim içi olduğunuz saati tam olarak göstermesiydi. Özellikle tanıdık çevreyi göz önünde bulundurunca normal sms mesajlarımıza dönmeyen birini Whatsapp’ta görmek, yani telefonuyla haşır neşir olup da mesajınıza dönmemesi son derece can sıkıcı bir durum. Aynı şekilde mesajlara dönmeyen kişi içinde son derece ele verici bir durum. Kişilerin mesajlarınıza dönüp dönmemesi meselesiyle ilgili tüm detayları Whatsapp mavi tık işareti ve ilişkiler başlıklı yazıda ballandıra ballandıra anlattım mutlaka bakın 🙂

Whatsap amacından mı çıktı yoksa Facebook onu amaca göre modifiye mi etti?

Whatsapp ilk başlarda kullanan herkesin telefon numarasıyla profil oluşturabildiği bir uygulamaydı. Yani son görülmeniz ve profilde yazdığınız bilgiler numaranızı bilen herhangi biri tarafından görülebiliyordu. Facebook aldıktan sonra bütün gizlilik ayarları ve sınırlamalar kullanıcılar tarafından kişiselleştirilebilir oldu. E tabi tüm kullanıcılar hemen önemli detayları ele veren ayarları kapattı. Profil resminiz, durum mesajınız, ve son görüldüğünüz tarih gibi bilgileri artık kimseyle paylaşmak durumunda değilsiniz. Ancak, Whatsapp’ın ilk başlarda asıl amacı zaten bu bilgileri paylaşmaktı.

Facebook’un onu modifiye etmesinden sonra, whatsapp ilk başlardaki amacından çıktı. Şimdi asıl olay şu ki, Whatsapp, varsayılan mesajlaşma uygulamalarına kıyasen kullanıcıya bir çok kolaylık sağlıyor. Whatsapp ile neler paylaşabildiğimiz konusuna ve neden en popüler mesajlaşma uygulaması olduğu gibi detaylara girmeme gerek yok. Bunları zaten biliyorsunuz. Bu kadar kolaylık sağlayan bir uygulamayı da insanlar kullanmak istiyor. Hal böyle olunca da herkes bu uygulamaya yüklendi ve doğal olarak gizlilik meselesi ciddi boyutta patlak verdiydi. Aşırı gizlilikten ne yapacağını şaşıranlardansanız Whatsapp sizi her türlü ele verebilir aman dikkat.

Çevrim içi olduğunuzun görülmesi riskli mi?

Gizlilikten bu derece rahatsız olma hakkı, doğal olarak herkesin kendine mahfuzdur ve kişinin kendini bağlar. Lakin temelde amaç iletişimse bunca özelliği kapatıp Whatsapp üzerinden gizliliğe bürünmenin anlamı ne ki? Bu ayrı bir tartışma konusu ancak kimse sırf Whatsapp kullanıyor diye bilgilerinin alenen paylaşılmasını da istemez. O halde gizlilikten şüphe edenlerin tercihi normal SMS servisini kullanmaya devam etmek olmalı. Çünkü Whatsapp son görülme saati ve tarihi, profil yazısı vs gibi açıkça görünen bilgileri kapatabilme opsiyonu sunsa da aynı anda çevrim içi olanlar için bu durum geçerli değil. Mesajlarına dönmediğiniz biriyle pat diye karşı karşıya gelme ihtimalinizi göz önünde bulundurup, kem küm etmemek için daha akıllıca mazeretler bulsanız iyi olur 🙂 Yani aynı anda çevrim içi olduğunuz anda kişiler karşılıklı olarak birbirlerinin çevrim içi olduğunu görebiliyor ve bunu asla kapatamıyorsunuz 🙂

Whatsapp Standart SMS ve MMS’leri gömdü

Klasik mesajlaşma uygulamalarının bir zamanlar mesaj teslim edildi raporlarıyla yetinmek durumundaydık. Ayrıca mesajlaşma uygulamalarının limitleri mesaj başına 160 karakter olup, 1 karakter fazla bile yazsanız size 2 mesaj olarak fatura ediliyordu ve bu bizim için daha da maliyetliydi. Herhangi bir ek dosya vs göndermek istediğimizde bir türlü doğru düzgün çalışmasının bile sağlanamadığı MMS mesajları devreye girdi. MMS çok ciddi bir devrimdi ve MMS gönderebilmek için telefonlarımıza ayar çekmemiz gerekiyordu. İlk başlarda bunu pek beceremeyen bir çok kullanıcı oldu. Sonraları ise bu ayarları GSM sağlayıcıları otomatik olarak yükleyebilen mesajlar göndererek kullanıcılarını bu dertten kurtardı ama çok geç kalınmıştı. Ayrıca MMS mesajları normal mesajdan bile daha maliyetliydi. Zaten tam da o sıralarda Whatsap ortaya çıktı ve bu açığı birazcık internet desteğiyle tamamen kapattı.

Elbette Whatsapp’ın ilk versiyonlarından bahsetmiyorum. Mesajlaşma uygulamalarıyla ya çok pahalıya gönderdiğimiz ya da hiç gönderemediğimiz dosya türleri ve paylaşım imkanları ve doğal olarak iletişim şeklimiz de beklendiği üzere tamamen değişti. Günümüzde Gsm firmaları tarafından, telefon hattı üzerinden mesajlaşma sınırı yeterli derecede veriliyor olsa da, diğer dosya transferleri konusunda ne yeterince iyi ne de Whatsapp kadar hızlı ve pratik olmadığı için kimse bu servislerin günümüzde yüzüne bakmıyor. Whatsapp standart Sms ve MMS’leri bildiğimiz anlamda tarihe gömdü. Ancak ilginç olanı ise Whatsapp uygulamasını çalıştırabilmek için halen SMS alabilen bir telefona ihtiyaç duyuyoruz.. Görünen o ki uzun vadede sms özelliği

Whatsap var mı? Artık samimi miyiz?

Sosyal medyada kişiler arası iletişimde ileriye gitmenin, daha samimi olmanın tanımı Whatsapp numarası vermektir. Öyleki telefon numarası demek yerine Whatsapp numarası demeyi bile tercih edenler var. Sanırım biraz resmiyeti belirtmek için kullanılıyor. Hani numaranı istemiyorum Whatsapp’ını istiyorum 🙂 Aslında tam tersi, Whatsapp samimiyeti hissettiğimiz kişilerle kullanmayı tercih ettiğimiz iletişim aracı. Fazlasıyla haşır neşir olduğumuz sosyal medya ortamında, çoğu yazışmada karşılıklı Whatsapp numara paylaşımı olmazsa olmazlardan 🙂 Whatsapp’ın iletişim şeklinde sunduğu kolaylık, herkesin bildiği bir şey. Bu yüzden çoğu kullanıcının telefonunda olmazsa olmaz tek uygulama diyebiliriz. Özellikle Facebook tarafından alındıktan sonra kullanıcılarının gizliliğini de kusursuzca whatsapp’a getirmesiyle ve talebin de inanılmaz derecede artışıyla Whatsapp iletişimde en popüler mesajlaşma uygulaması oldu. Ancak öyle ki, resmi iletişim genel olarak standart sms ile sağlanıyorken samimi iletişim Whatsapp ile sağlanıyor. Tanışma aşamalarımızda, sosyal medyadan Whatsapp numrasına giden detaylara İlişkiler ve tanışma aşamaları başlıklı yazıda yer verdik.

En popüler mesajlaşma uygulaması Whatsapp ve Türk rakibi Bip

Bir çok blog sitesinde en popüler mesajlaşma uygulaması hangisi diye sorduğumuzda çoğu blogger’in bu konuyla ilgili sıraladıkları uygulamaların başında Whatsapp geliyor. Aslında sektörde tek uygulama Whatsapp değil ve bazı diğer uygulamalar Whatsapp’ın sunduklarından çok daha işlevsel şeyler sunuyorlar. Örneğin Bip uygulaması bunlardan biri. Whatsapp uygulamasının sunduğundan daha fazlasını sunan ve ‘mesajlaşma ve yaşam platformu’ tanımlamasıyla öne çıkan bu uygulama yaklaşık 2 yıldır Türkiye’de ve Türk mühendisler tarafından yapıldı. Çok büyük bütçeli reklam kampanyalarıyla tanıtımı yapılmış olsa da halen Whatsapp kadar büyük bir kullanıcı kitlesine sahip değil ve görünen o ki halen zaman ihtiyacı var. Bunun yanı sıra dünya genelinde geçerli diğer büyük başarılı mesajlaşma uygulamalarını sırayla derledik

En popüler 5 mesajlaşma uygulaması

1- Whatsap

2- Telegram

3- Wechat

4- Line

5- Viber

Featured Photo by Rachit Tank on Unsplash

Google’da ilk sayfada çıkmak için bilinmesi gerekenler

Google’da ne yazılınca ilk sayfada çıkmak istersiniz?

Google’da ilk sayfada çıkmak için çok güçlü bir içerik bütünü ve hızlı bir web sitesi altyapısına sahip olmak gerektiğini sanırım belirtmeme gerek yok. Bu şartlar sağlandıktan sonra size bu konuda asıl yardımcı olacak olan ise, seo çalışmalarınıza tepki veren Google arama motorunun kendisi ve Yandex, Bing, Yahoo gibi diğerleri. Arama motorlarında ilk sayfaya gelmek için yapmanız gerekenler aşağı yukarı benzer şeyler olsa da ufak tefek farklılıklar olabilir. Seo deyince aklınıza gelen ilk şey Google ve benzeri arama motorlarında ilk sayfa da çıkmak ise, yanılıyor olabilirsiniz. Çünkü seo, Google’da ilk sayfada çıkmak için değil, genel olarak arama motorlarında görünürlük için yapılan çalışmanın adıdır. Ancak tam olarak Google’da ilk sayfada çıkmak demek değildir.

Yani çalışmanın adı seo dur ama bu seo çalışmalarında ilk sayfa’da çıkma garantisi verilemez ve ilk sayfa şart değildir. Seo, çalışmanın adı, yani arama motorlarının sıralamalarında yükselmek için uygulanan bir iyileştirme tekniğidir. Burada rakibiniz arama motorları değil söz konusu içerikte en üstte olan diğer sitelerdir. Dolayısıyla içeriğiyle ilk sayfalarda olan diğer insanlar! Yani bir mikro ve makro çerçeve söz konusu. Keza tüm kriterleri bilmek ve ilk sayfaya gelmek için yazmak da ne kadar gerekli olur tartışılır. Kötü bir şey değil tabiki ve hatta anahtar kelimenizde ilk sayfaya gelip bunu başardıysanız siz bir seocu sayılırsınız.

İlk sayfada değil de belli bir sırlamaya girdiyseniz bile seocu sayılabilirsiniz. Seo para ile alınabilen ve reklamlara kıyasen daha ekonomik ancak yine de uzman eller tarafından yapılması gereken bir iyileştirme türüdür. Para ile bu hizmeti alacağınız ajans veya kişiyi çok iyi seçmeniz çok çok ehemmiyetli. Ancak yine de, sitenizdeki her yazı için aranma sorgularında ilk sayfada olmak gibi bir dünya yok ve mesele kesinlikle bu olmamalı. Ve şu sorulara cevap verin; Google’da ne yazılınca ilk sayfada çıkmak istersiniz? İlk sayfada çıkan bir içeriğiniz var mı? Bu 2 soruya ufaktan değinelim!

Google Search Console, Yandex Metrica ve Bing yönetim araçlarından faydalanın

Google ve Yandex site yönetim araçlarını kullanmak sitenizin geleceği için çok önemlidir. Hem Yandex, hem Google, hem de Bing, kendi web sitesi yönetim araçları (webmaster tools) servisini sunuyor. Yandex webmaster tools (Yandex metrica) kullanıyorsanız Yandex’in, Google Search Console kullanıyorsanız Google’ın dilini  konuşuyorsunuz demektir. Arama motorlarıyla iletişime geçmek için, bu farklı web sitesi yönetim araçlarını (konsollarını) kullanmanız önemli. Bu yönetim panellerini kullanmak ortalama benzer özellikler ile sitenizin performansını arttırıp hataları görmeniz ve ziyaretçi analizi gibi özelliklere erişmenizi sağlar. Google diğer arama motorlarında sıralamanızı yükseltebilmeniz için iyileştirmeler önerir. E tabi Google’da ilk sayfa’da çıkmak demek diğer arama motorlarında da ilk sayfada da görüneceğiniz anlamına gelebilirde gelmeyedebilirde.

Google’da ilk sayfada çıkmak için neyiniz var?

Googleda ilk sayfada çıkmak

Yukarıdaki bahsi geçen arama motorlarından hangisini seçtiğiniz kendi içinde apayrı bir önem taşısa da, dünya çapında en popüler olanın Google olduğu aşikar. Yakında, Google’ın şart koştuklarından bir tanesi de ‘diğer arama motorlarıyla da çalışmak’ olursa hiç şaşırmayın. Örneğin sosyal medya entegrasyonu nasıl ki önemli şartlardan biriyse, diğer arama motorlarıyla da entegre olmanızı istemesi beklentiler arasında olabilir. Hangisini yapabiliyorsanız yapın ve her birine ayrı ayrı vakit ayırarak ve zamana yayarak sitenizi ve içeriklerinizi optimize edin. Yönetim panelinizde tüm ipuçlarını göreceksiniz.

Baclink ve günümüzdeki önemi: Almak zordur hatta isteseniz de vermezler

Temelde backlink, hacklink ve benzeri İnternet sitelerinde yayılma, bunu sosyal medya entegrasyonu ile birleştirme, tanıtım yazıları, link alışverişleri vesaire gibi hizmetler satın alma ve benzeri diğer faaliyetler, arama motorlarında kendinizi göstermek için yaptığımız seo çalışmalarından biridir. Her ne kadar baclink almanın artık çok önemli olmadığı söylense de bu tam olarak doğru da değil. (Büyük ihtimalle kötüye kullanıldığı için günümüzde önemli bir referans olmaktan çıkarılmış olabilir) .Çünkü kaliteli bir içeriğinize kaliteli bir web sitesinden link almak paha biçilmez bir referanstır.

Fakat günümüzde backlink o kadar değerli ki, rekabetten ötürü bunu alabilmeniz kolay değildir. Bunu ücretli sağlayan firmaları düşünmeniz gerekebilir. Bu firmalar bu tür backlink satışlarıyla aylık, 3 aylık veya yıllık paketler sunabilirler. Ancak bunun ticaretini yapan sitelerin otoritesinden emin olmanızda fayda var keza her siteye backlink veren bir sitenin otorite skorunu koruması zordur. Yani size bir faydası olmayabilir. Ayrıca sürekli bunlara yatırım mı yapacaksınız? Veya kaç tane yazınız için bunu yapabilirsiniz? Evet backlink önemli ancak bunun farkında olan herkes bunu yaparsa o zaman kim ilk sayfada görünecek? Bu durumda ‘on page seo’ yani site içi seo’nuzu kusursuzlaştırmanız gerek.

Google’da ilk sayfada çıkmak ve OnPage seo kapsamı

İçerik kalitesi ve kopya metinleri bulan hizmetler

Gerçekten sağlam bir içeriğiniz yoksa sıralamaya girmek o kadar da kolay değil. Aslında teorik olarak çok sağlam bir içeriğiniz olsa ve hiç bir seo çalışması yapmasanız bile arama motorları sizi bulup belli sıralamaya getirebilir keza arama motorlarının işi budur… kıyıda köşede kalmış sağlam içerikleri gün yüzüne çıkarmak. Ancak kopyalanmış içeriklerle bir yerlere gelmeyi unutun… bu neredeyse imkansız! Benzer bir üslupla yazılmış yazılar bile artık tespit edilebiliyor. Çünkü artık arama motorlarının yapay zeka yazılımları klavye vuruşlarınızı bile tespit edebiliyorken başka bir kopyayı tespit eden siteler bundan para bile kazanıyor. Örneğin altta bu hizmeti veren onlarca siteden birinin olan Copyscape kopya içeriği bulmak veya içeriğinizin kopya gibi algılanmasını sağlayacak detayları bulmanızı sağlıyor.

Google'da ilk sayfada çıkmak için yardımcı araçlar

İçeriğin popüler değil özgün olmak zorunda

Arama motorları, özellikle de Google, sezgisel yaklaşım sunarak belli bir mantık yürütür. Bu bağlamda en iyi içeriği derecelendirir ve ilk sayfaya getirir. Bazen küçücük bir husus bile bu sıralamada onlarca sıra ileride veya geride olmakla sonuçlanabilir. Bu yüzden belli kelime çiftlerine odaklanırken dikkatli olmak da fayda var. Lakin sağlam içerik her zaman yukarılarda olacaktır. Bu arada alakalı içerikler, ve hedef kitlenize uygun yayınlar olması vs. diğer parametrelerden biri.

Emsal teşkil etmeyen örnekler oluşturmak

Emsal teşkil etmemek, yani özgünlük (orijinallik) biraz alengirli bir şey açıkçası. Bir örnek vermek istiyorum. Yaklaşık 4 5 sene önce yazdığım bir kaç makalem vardı. Bu makaleleri yazmadan önce Google da biraz araştırma yaptım. Yazmak istediğimin eşine rastlanır türde örnekler vardı. Bu bağlamda yazacağım içeriğin Google’da ilk sayfada çıkması bir nebze zor gibi görünüyordu. Ancak istisna olarak yazmak istediğim detaylar gerçekten önemliydi çünkü henüz birilerinin yazmadığı detayların olduğunu fark ettim ve tabiki hemen yazdım.

Makalemde mobil telefon klavyelerinden ve Türkçe çekim hatalarından ve yazım düzeltme özelliklerinden detaylıca bahsetmiştim ve doğal olarak bu makale için anahtar kelime çiftim ”telefon klavyeleri” idi. Söz konusu yazım 3 5 ay sonra ilk sayfaya geldi, ancak yazıyı yayınladığım site projemi kapattım vs… Yıllar sonra bu blogda düzenleyerek yeniden kaleme aldım. Şu aşamada söz konusu yazı Google’da ilk sayfaya gelir mi bunu zamanla göreceğim. Ancak asıl altını çizmeye çalıştığım şey yazının ilk sayfaya gelmesi değil, yazının özgünlüğü. Üstelik şimdi çok daha özgün. Telefon klavyeleri ile yazım düzeltme başlıklı yazıma giderseniz özgün içeriğin nasıl olması gerektiğiyle alakalı fikir edinebilirsiniz. Ancak bu defa ‘blogumun konseptinden ötürü o yazım otoriter bir websitesinde değil‘ faktörü, devreye giriyor.

Çünkü gerçekten henüz kaleme alınmış detaylarda benzeri bir yazı olmasa da sitem bir teknoloji sitesi değil. Telefon klavyeleri kelime çiftinin aranma marjı ise başka parametreler bütünü. Ayrıca 5 yıl önceyle bugün arasında söz konusu kelime için yüzbinlerce dolarlık aranma marjı ve reklam yatırımı da söz konusu 🙂 Bu yüzden o yazımın, bu kelime çiftinde ilk sayfada görünmesi zor, ancak ilk sayfada görünmek isteyen otorite bir site için fazlasıyla etkili bir backlink kaynağı olabilirim mesala.

Google’da ilk sayfada çıkmak garantisi değildir

Seo, onlarca kriteri olan ve sürekli değişen bir teknikler bütünü. Evet bu doğru! Seo teknikleri sürekli değişiyor. Seo durağan bir şey olsaydı bütün sitelerin ilk sayfada olması gerekmez miydi ? Bütün siteler de ilk sırada olamayacağına göre, içerik üretmenin felsefesi de bu olmamalı. Yani siz ilk sırada olma kurallarına göre içerik üretseniz de, bu içeriğinizin ilk sayfada çıkacağı garanti edilemez. Hatta çıkmak zorunda da değil. Çünkü yine de söz konusu içerikten trafik alabilirsiniz. Birilerinin arama sorgusuna denk düşen kelime çifti veya cümle öbeği arama motorlarının zekasında bir ışık yakabilir 🙂

Google'da ilk sayfada çıkmak
Google’da ilk sayfada çıkmak

Web sitelerinin site içi ve site dışı seo’larında standartlar geliştikçe, arama motoru kriterleri de değişiyor. Google vb arama motorları da kendi kurallarını aslında içerik üreticilerine göre de güncelliyor. Bu bağlamda herhangi bir arama motorunda ilk sayfada veya ilk sırada olmak, diğer bir arama motorunda da ilk sayfa garantisi değildir. Çünkü hepsi de farklı algoritmalarla çalışıyor. Ancak bazen, her iki arama motorunda da ilk sayfada benzer sıralamada veya bazen de birinde en tepede iken bir diğerinde ise ilk 100 de bile olunamayabiliyor.

Dürüst olmak gerekirse, reklam gösterimiyle internetten kazanç sağlayan bir siteniz varsa özellikle Google’da iyi bir sıralamada olamamak ciddi bir kayıptır. Eğer çok pahalı bir kelime çiftinden bahsediyorsak durum daha da beter. Reklam sektöründe kelime bazında aranma marjını da göz önünde bulundurunca, Seo binlerce dolarlık bir güçtür. Gücün sahibi ise hep değişir ve bu yüzden sürekli olarak bir seo mücadelesi verilmektedir. en çok tercih edilen Google ise 2020 itibariyle bu konuda halen lider konumda.

Amatör seo servislerine dikkat

Google’da ilk sayfada olmak yada olamamak… ‘Bana anahtar kelimeni söyle sana ne kim olduğunu söyleyeyim ‘Ütopik tanım: Seo, Arama motoru optimizasyonu da denen ve büyük bir gücün yetkisine sahip Google ve üvey kardeşleri Yandex, Bing, ve Yahoo’dan ibaret olan ve bunun üzerinden devasa miktarlarda paranın döndüğü sanal bir alan. Ve bu alanda süregelen felsefeyi iyi anlamak gerek. ”Seo‘nun felsefesi mi olur muş” dediğinizi duyar gibiyim. Bir yerlerde ben Seo uzmanıyım deyip ondan bundan para koparmaya çalışan seocular oluyor da Seo felsefesi olmaz mı?

Seo uzmanı bulmak ve süreci anlamak

Seo uzmanı yoktur demiyorum. Elbette var. Ancak bu adamlar kişilerin ufak çaplı blogları vesaire için uğraşan ve ”hadi” deyince bulabileceğiniz kişiler değildir. Ayrıca bulsanız bile sıradan blogunuz veya siteniz için uğraşacak vakitleri yoktur ve bu insanları 3 bine 5 bine alamazsınız. Ayrıca bu tür profesyonel Seo hizmetine kim ihtiyaç duyar ? Tabii ki yine dev firmalar. Bu bağlamda kendi kişisel veya ekip blogunuz için en iyi Seo uzmanı sizsiniz. İyi bir seo uzmanının nasıl olması gerektiği ve nasıl bulanabileceğiyle ilgili ip uçları alttaki videoda

Alanında çok iyi seo uzmanları büyük şirketlerin dev projeleri için yeterince meşgul olan kişilerdir. Bu uzmanlar standart Seocuların bilmediği yöntem ve taktikleri kullanan, hayatlarını bu işe adamış ve genellikle yüksek maaşlı kişilerdir. Örneğin, iki dev şirketin Seo çalışması için en güvenilir kişilerle çalıştığını farz edelim; hangisi en üste gelir sizce ? Cevaplaması çok zordur çünkü bu durumda devreye kıl payı kadar küçük ayrıntılar girer. Yani bu uzmanlar standart Seo’cuların bilmediği kıl payı kadar küçük ayrıntıları bilirler. Google’ın oluşturduğu algoritmaların dilinden konuşurlar. Ayrıca bir diğer yandan, bu kişiler için bildiğimiz seo olgusu çok vasat bir etkinlik bütünüdür. Çünkü basit seo taktikleri: Makale satın alma, başka sitelerde haber yapma türünde tanıtım yazıları ve backlink gibi hizmetlerle ilgilenmezler. Bunun gibi işler kişisel blog yazarlarının yaptığı küçük çaplı bir çalışmadır. Bunun tam olarak ne demek olduğunu tartışmak da konuyu çıkmaza girecek kadar uzatır.

Herhangi bir içeriğinizi seo ile daha da iyileştirmek için seo olgusuyla alakalı detayları yazdığım şu yazıya da bakabilirsiniz.

Google’da ilk sayfada çıkmak için mikro kriterler makro kriterlerle buluşur.

Blog yazarları için birer Seo’cudur demek yanlış olmayabilir. Bu kişiler web sitelerinde mikro kriterleri oluşturan ekipten kişilerdir. Örneğin, WordPress tabanlı bir bloğunuz varsa, sizin için seo çalışması yapan farklı ve ücretsiz onlarca eklentiden haberiniz vardır. Seo, bir çok ihtimali içeren bir alan olduğu için bununla alakalı araçları ve benzeri eklentileri satın alabileceğiniz bir sektördür.

Bu sektör ise bizim için makro kriterleri oluşturur. Makro kriterleri oluşturan tüm yardımcı uygulamaların hepsinin kullanımına vakıf olmanıza gerek yok. Seo en basit anlamıyla herhangi bir arama motorunda yazılan herhangi bir kelimede ilk sayfaya gelme uğraşı ise, bu durum yine seçeceğiniz konuya ve içeriğinize göre değişiklik gösterecek olup hiç bir seo yönetimi ”yüzde yüzü” garanti edemez. Ayrıca seo bir açıdan bakınca satılabilecek, öğretilebilecek bir şey değil deneyimledikçe kendiliğinden anlaşılabilecek bir süreçtir. Makro ve mikro kriterler dengesini iyi kurmak en temel önceliğiniz olabilir. İyi bir takım olmanız ve mikro kriterleri, yani içerik üretenlerinizin sağlıklı ve sağlam içerikler üretmesini sağlamak yapmanız gereken ilk şey olabilir.

Ne yazılınca ilk sayfada olmak isterdiniz?

Şimdi şimdi şu soruyu kendinize sorun! Google da ne yazılınca bulunmak istersiniz ? Daha doğrusu ne yazılınca Google’da ilk sayfada çıkmak istersiniz? Hemen tekrarlıyorum. Google da bulunmak demek ille de Google’da ilk sayfalarda, hatta en başlarda olmak demek değildir. İnsanlar yerine göre ikinci ve hatta üçüncü sayfaya da bakıyorlar. Ayrıca aranılan kelime çifti, yani anahtar kelimeniz, ne kadar az ise bir o kadar şansınız yüksektir. Çünkü, rekabet söz konusu ise kelimenin popülerliğine bağlı olarak yüzlerce olasılık ve rakiple yarışmak zorundasınız.

İstisnalar kaideyi bozmaz, ancak alakasız bir içeriğin alakasız bir blogdan yükselmesi beklentileriniz arasında olmamalı. Ne yazıldığında görünmek istediğiniz sorusu tam da burada bir daha önem kazanıyor. Örneğin, yukarıda bahsettiğim telefon klavyeleri başlıklı yazım niche bir teknoloji sitesinde olsaydı, ilk sayfada çıkmak için şansım biraz daha yüksek olabilirdi. Ancak burası Niche bir teknoloji blogu değil ve o yazıyı ilk yazdığımda bir teknoloji blogumda yazmıştım. O zamanki kriterlerim, ilk sayfada olmamı sağlayan faktörlerden birisiydi.

Peki şimdi de soruyu soralım kendimize! Neden aranınca bulunalım? Satacak bir şeyimiz mi var ? Hitap etmek istediğimiz bir kesim mi var ? Oluşturmak istediğimiz bir kitlemi var ? Ya da sebebimiz her neyse? Kayda değer bir projeniz veya içeriğiniz varsa arama motorları zaten söz konusu içeriğinize gereken önceliği verecektir. Ancak örneğin şu an bu yazıyı okuduğunuz blog sitesini bir değerlendirin! Sizce bu blogun anahtar kelimesi nedir? İlk bakışta bir Lgbt blog sitesi gibi görünse de değişik kategoriler olduğu da ortada. Yani bu blogun veya diğer içerik üreticilerin bloglarının, anahtar kelimesinin ne olduğu da tartışmaya açık bir konudur. Bu blogdaki bütün yazıların Google ilk sayfada çıkmak gibi bir lüksü olamaz.

Content is the king: İçerik kraldır

Bir blog yazarıysanız ve blogunuz için trafik oluşturmaktan yana sıkıntınız varsa, Google anlayışı devreye girer. Yani Content is the king! İçerik en önemli şey. Sürekli ve güncel içeriklerle istediğiniz trafiği yakalamak çokta zor değil. Zor olan şey içeriğin kendisini oluşturmaktır. Google açısından bakınca kayda değer bir içeriğiniz olmasına özen göstermeniz gerekir. Kayda değer bir içeriğiniz olduğunu düşünüyorsanız ve sitenizde görsel ve kodlarla (site içi seo) alakalı bir sıkıntı yoksa üretmeye devam edin. Zaten arama motorları bu tarz sitelere daima öncelik verir. Tabii ki temel sosyal medya entegrasyonu önemli! Sitenizi bütün sosyal ağlarla entegre etmeye çalışın. Bunlardan en önemlisi Facebook ve Twitter ve sırasıyla diğerleri. Eklentilerle blogunuzdaki paylaşımları Facebook ve Twitter sayfalarınızda da paylaşabilirsiniz. Blog yazarları için en önemli olan şeylerden biri de daha fazla trafik için içeriklerin diğer ağlarda paylaşılması.

Sizin gibi düşünen diğer blog yazarlarını bulup onların sitesinde yorumlar yapabilir, sitenizi veya konunuzun linklerini de paylaşabilirsiniz. Sürekli sosyal paylaşım sitelerinde yayınlanan içerikleriniz, ve farklı sitelere yaptığınız yorumlarla doğal bir link çalışması yapmış olup kendi sanal ağınızı ve trafiğinizi oluşturabilirsiniz. Şimdi bu durumda blog yazmak için neler bilmemiz gerektiği sorusu biraz sivrileşmiş olabilir. Yazılım bilmek, kodlardan anlamak şart değil. İçeriklerinizi paylaştığınız siteniz ile, blog yazarlığı farklı konular olsa da, kazanç sağlamak isterseniz bu bütünün ikisine de ufaktan hakim olmak çok önemli. Yani site içi seo denen olay bir yazılımcının yapacağı iştir ve düzgün kodlardan ve tasarımdan ibarettir. Bozuk kodlar ve kötü bir tasarım Google açısından bakınca eksiye düşmektir. Ama bunu tek seferde çözmenin ve iyi bir başlangıç yapmanın yolu, hazır blog sistemlerini kullanmak ve Seo uyumlu içerik yazmayı öğrenmektir.

Google’da ilk sayfada çıkmanın avantajları nelerdir?

Bunun avantajını bilmeyen var mıdır? Özellikle bir Adsense hesabı yöneterek internetten kazanç sağlayan biri için, arama motorlarında ilk sayfada olmak yine paha biçilmez bir kazanç kapısı. Ancak Adsense ile ciddi düzeyde kazanç sağlamak için milyonların değilse bile yüzbinlerin ziyaret edeceği bir konsept oluşturmanız gerekiyor. Yani buda tartışmaya açık bir konu farkındayım ancak bildiğiniz çok popüler web platformları dışında Adsense üzerinden dev paralar kazanmak öyle sandığınız kadar kolay değil çünkü sektörde rekabet sandığınızdan çok daha fazla. İçerikleriniz veya genel olarak kullanıcılar tarafından oluşturulan içeriklerinizin olduğu bir web sitesi yönetiyorsanız; Örneğin çok isim yapmış Onedio gibi….! İşte o zaman aylık yüzlerce milyar söz konusu olabilir.

Onedio vb türde siteler veya diğer tüm haber siteleri ve isim yapmış dev firmalar için bu miktarlarda kazançlar söz konusu. Yani Adsense onaylı kişisel blog sitenizle bu rakamların kıyısından bile geçmeniz olanaksızdır. Ancak, İstisnai çok kitleli blog yazarlarından biriyseniz o zaman durum değişir. Ancak bu tür kişilerin de kazançları yine dev firmaların ki gibi kesinlikle değil. Hani örnek vermek gerekirse aylık 3 4 milyar kazanan blog sitelerinin aylık milyonlarla ölçülen ziyaretçi kitlesine ihtiyaç duyacağını her azaman göz önünde bulundurun. Şimdi genel olarak içeriğe vurgu yaptık doğru. Ancak içerik sadece reklam gösterimiyle dönen siteler için geçerli. Seo ile uğraşanların çoğunluğu içerikten kazanç elde ederler. Bu site yöneticileri profesyonel Seo firmaları ile ortak çalışır. Profesyonel seo firmaları içerik veya içerik pazarlama taktiklerini ve iş güçlerini satarlar. Yani içeriğin çok önemli olduğu web siteleri profesyonel seo firmalarının müşteri kitlesini oluşturur.

Giyimin Kültürel Referansı – Modanın Ünlü Detayları ve Kökenleri — Cezbeden Dünya

Moda sektörüne ilgisi olmayan var mıdır? Hani podyumda catwalk yürüyüşüyle hepimizi cezbeden o son nokta.. Mdanın insan üstünde şekil bulduğu o an… Bence muhteşem… Modayı takip etmek için Modadan anlamaya gerek var mı ?Tabiki yok. Zaten modacılar kimler için üretiyot? E tabi parası olanlar için üretiyor o başka da… Hani bir de herkesi etkilemesi ve giyimde bir akım başlatması söz konusu ya… İşte bu nokta yüzünden dünyada modadan anlayan veya anlamayan herkes moda sektörünü takip ediyor. Ben aynı anda birden çok türle ilgili ve sanat ve kurguyla alakalı olan her şeye varım… Bu yüzden modanın asillikle, asaletle, özgüven ve kişinin kendini ifade ederken olabildiğince özgür ve üretken olmasıyla, kombinasyonu taşıyan ve üreten taraflar da dahil olmak üzere, özgürlügün en sanatsal hai diyebilirim… Keşke de modacı olsaydım rengarenk bir dünyada kendimi ifade etmek nasıl olurdu acaba… Ben şimdilik Pinterest deki muhteşem moda panolarımla görsellik aşkımı tüketiyorüm

Pinterest her ilgi alanım için müthiş görseller sunuyor… Ve pinterest ve tumblr benim için vazgeçilmezler arasında… Zaten pinterestiin hızlı oluşturulabilen alt panolarına karşı koyamıyorsunuz… İlgi alanlarınızı kategorilendirip görsellerinizi sınıflandırabiliyorusunuz. Konumuz modayken oluşturduğum muhteşem panolarına bakabilirsin.

LGBT FASHION

Wonder Wear Men

Yukarıdaki 2 panom, benim en sevdiğim vazgeçilmezlerim arasında. Tumnlt feed’imi bile buradan besliyorum… İlginiz çekerse… Modayla sektörünün gelmişinden geçmişinden bahseden bir yazı buldum… göz atabilirsiniz…

Giyimin tarihi insanlık kadar eskidir. Günümüzdeki giyim ise modayla iç içedir. Gelişen tekstil teknolojileri ve sosyal bakış açıları yeniliklere kapı aralasa da çoğu kişi hala eski geleneklere ve kültürel referanslara önem vermekte ve çekici bulmaktadır. Kültürel referans, genellikle bir ülke ya da sosyal grubun kültüründen gelmeyi açıklayan bir terimdir. Yıllar önce gerçekleşmiş bir şey olabileceği […]

Giyimin Kültürel Referansı – Modanın Ünlü Detayları ve Kökenleri — Cezbeden Dünya

Google web stories yeni hikayeler özelliği

Google web stories Google tarafından yapılmış yeni bir hikayeler özelliği. Tıpkı Instagram Facebook ve diğerlerinde olduğu gibi. Ancak bu özellik web siteleri için geliştirildi. Yani bir web siteniz varsa ve kodlardan anlıyorsanız bunu websitenize entege edebilirsiniz. Ancak wordpress kullanıyorsanız muhtelemen kodlarla uğraşmıyorsunuz demektir. Google web stories WordPress eklentisini hemen indirebilir ve kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hikayeler neden bu kadar popüler oldu?

İlginç bir şekilde şu sıralar web ortamında mobilde veya masa üstünde, neredeyse bütün platformların hikayeler modülleri bir bir etkinleştirildi. Önce Instagram’da başladı daha sonra Facebook’da. Çok zaman geçmeden bunu Youtube ve bazı diğer bilinen büyük sosyal medya mecraları da etkinleştirdi. Çünkü kullanıcıların günümüzde davranışları değişti ve bu konu hakkında iyi bilgi sahibi olan dev isimler bunu hemen sistemlerine entegre ettiler. Kullanıcılar hikayelerle neredeyse videolar kadar haşır neşir oluyor. İçeriği hızlı tüketmeyi seven insan seli için hikayeler çok etkili. Örneğin günümüzde kullanıcılar, Instagram’da takip ettikleri kişilerin fotoğraflarını görmek için zaman tünellerinde aşağıya inip bir bir bakıp like atarken, artık neredeyse fotoğraflara bakmaktan çok hikayelere bakmayı tercih ediyor. Çünkü hikayeler olan bitenden haberdar olmanın daha etkili bir yolu. Bu durumda da hikayeler özelliği çok popüler bir modüle dönüştü.

Google web stories blogunuz için yeni bir kitle demek mi?

Web siteleri için haksızlık olmasın bilinciyle olsa gerek ki, Google, WordPress kullanıcıları (ve diğer içerik yönetim sistemleri) için muhteşem bir eklenti geliştirdi buradan indirebilirsiniz Web Stories ve bu eklenti sayesinde web sitenizde barınan muhteşem hikayeler oluşturabilirsiniz. Bu hikayeleri dilerseniz saklayabilir veya belli bir zaman sonra silebilirsiniz. Bin bir emekle oluşturulan bu hikayelerinizi neden silesiniz ki 🙂 Bu hikayelerin web sitelerinde nasıl paylaşılacağı veya tam olarak içeriğe nasıl entegre olacağı bende net değil ve bir netlik oluştuğu an güncelleme yapacağım. Ancak anladığım kadarıyla yayınladığınız bir hikayenin web sitenizde herhangi bir sayfada veya içerikte paylaşılmasına gerek yok. Bu içerikleri Google kendi keşfedecek. Bu bağlamda hikayeleri silmemek şimdilik mantıklı görünüyor. Arama sonuçlarında (Google discover) görünebilme ihtimalini artıran bu özellik sayesinde blog yazarlarının hazırladığı hikayeler kullanıcılar tarafından daha fazla görüntüleme alabilir ve dolayısıyla kazanç artışı beklentiler arasında.

Hikayelere tıpkı Instagram’da olduğu gibi link eklemek mümkün ancak takipçi sınırlaması diye bir şey yok ki bu güzel bir haber. Örneğin blogunuzdaki herhangi bir içeriğinizin veya makalenizin Google’da ilk sayfada çıkmak için yeterli verisi yoksa veya rakiplerinin gerisinde kalıyorsa, hikayeleriniz sayesinde ilk sayfadaymış gibi ziyaretçi elde etmek mümkün gibi görünüyor. Hikayenize ekleyeceğiniz link aracılığıyla ziyaretçinin ilgisini çekebilirseniz ziyaretçi linke tıklayarak söz konusu ana yazsınıza ulaşabilir.

Google web stories henüz çok yeni

Yaklaşık 2 yıl önce çalışmaları başlayan ancak yakın zamanda WordPress eklenti mağazasında indirebilir durumda olan eklentiyi kullanmak 1 2 saat haşır neşir olduktan sonra çok kolay. Genel olarak basit ve sürükle bırak tarzında çalışan web stories ara yüzü sayesinde kullanıcıların etkileşime geçebileceği inanılmaz hikayeler oluşturmak mümkün. Web stories özelliği şu sıralar çok yeni olduğu için, Google keşfet bölümünde görünürlük sunumu sınırlı bölgelerde. Yani, standart Google aramasında, nasıl ki videolarda resimlerde arama varsa, aynı şekilde hikayelerde ara gibi ekstra bir arama opsiyonunu şeklinde sunulacak. Bu sunum şeklide şimdilik sadece Amerika’da uygulamada. Türkiye’de hikayeler özelliğiyle üretilen içerikler, eğer link paylaşılmışsa Amerika’daki veya dünyanın herhangi bir yerindeki kullanıcı tarafından görüntülenebilir. Ancak Google’ın keşfet sekmesinde görünüp görünmeyeceği şimdilik net olmamakla birlikte buna hazır olmak yarar sağlayabilir. Nasıl bir kullanımla hayatımıza gireceğini, zamanla güncellenen uygulamalarımız sayesinde yavaş yavaş keşfedeceğiz.

Ben kendi hikayelerim için bir sayfa oluşturup yeni hikayelerimi aynı sayfaya ekleyerek güncellemeyi planlıyorum. Şimdilik, blogumun galeriler kategorisindeki Kilyos gezimden oluşan basit bir hikaye oluşturdum bile. Kısaca göz atıp hikayeler özelliği hakkında daha somut bilgi sahibi olabilirsiniz. E tabi inanılmaz yaratıcı şeylerin yanında benim hikayem biraz basit kalıyor ama yarının ne getireceği hiç belli olmaz 🙂 Görüşmek üzere

Kilyos milyon beach Hikayeme göz atın

Kilyos Milyon Beach

IFTTT Nedir? Nasıl kullanılır – Sosyal medya otomasyonu

IFTTT: IF THIS THEN THAT İLE AKILLI EV VE SOSYAL MEDYA VE OTOMASYONU

IFTTT Nedir? Kısa cevap: Nesnelerin interneti çağında akıllı ev aletleri için görevleri, sosyal medya ve üretkenlik uygulamaları için paylaşımları ve içerikleri otomatiğe bağlamanıza ve dolayısıyla verimliliğinizi arttırmaya yardımcı olacak aracı bir websitesi ve uygulamasıdır. IFTTT görevleri ‘Applets’ olArak isimlendiriliyor

IFTTT nedir? if this then that: Eğur bu olursa şu olsun. Herhalde bunu tercüme eden ilk kişi ben değilimdir 🙂 Zaten tercümesi olayın ne olduğunu anlamamız için ufak bir ön fikir veriyo. IFTTT aslında akıllı ev sistemleri veya akıllı işletim sistemlerini bir kaç basit tarif ile robotize eden veya sosyal medya paylaşımlarını otomatiğe bağlayan bir ara hizmet. Bir örnek verelim ve bu vereceğim örneği hepimizin yaşamasını dileyelim.🙂

Basitçe şöyle bir şey: Sisteme diyorsunuz ki: Ben eve yaklaşırken, klima, evi ısıtsın, veya kombi yansın veya ışıklar açılsın veya söz konusu istediğiniz hizmet neyse o olsun! E tabi bu istekleri yerine getirebilecek ve internete bağlanabilen akıllı cihazlarınızın olması gerekiyor. E zaten ne kaldı ki; 10 yıla neredeyse tüm evler basit aparatlarla akıllı evlere dönüşebilecek. Dijital pazar bu her şey olabilir. E tabi bu ve benzeri akıllı ev aletlerinin entegre edileceği evlere sahip olmak kendi içinde başka bir sektör.

Büyük markalarla entegrasyon

IFTTT Nedir

Ayrıca akıllı ev sistemlerini kullanabilmek için baştan aşağı binlerce dolarlık teçhizatlar şart değil. Teknoloji firmaları günümüzde bir çok ev aletinin internete bağlanabilen modellerini yapmaya yöneldiler bile. Yani internete bağlanabilen bir klima veya kombi, ille de milyon dolarlık ev gerektirmiyor. Bunun dışında bizlere yapacakları hatırlatan dijital asistanların günümüzde gayet alınabilir fiyat aralıklarında olduğunu görmüşsünüzdür. Akıllı ev sistemlerinin sınırı zaten hayal gücünüzle sınırlı. Özetle IFTTT: Temel amacı nesnelerin interneti çağında işleri otomatiğe bağlayan veya akıllı ev alet veya mobil cihazlarınızı programlayan bir platform. Zaten internete bağlanabilen ev aletlerini satan firmalar genel olarak yazılımlarını da birlikte sunarlar. Ancak IFTTT çok daha global bir yaklaşımla geleceği şekillendirmek için General Electric, Bosch, Fijutsu, Somfy, Samsung, LG gibi dünya devleriyle ortaklaşa bir çalışma sürdürüyor gibi görünüyor. Bunu bize sundukları hizmetlerden anlayabiliyoruz.

IFTTT PRO YOLDA

Uzun zamandır bu konu hakkında yazmak istiyordum ve hatta yazdım da. Ancak yeni gelişmeler söz konusu olduğu için yazıyı güncelleyip daha somut örneklerle detaylandırmak faydalı olur diye düşündüm. IFFTT platformu son 4- 5 senedir ücretsiz ama ufak tefek sorunlarla hizmet sağlarken günümüzde ücretli ve muhtemelen daha sağlıklı çalışmasını beklediğimiz bir versiyonla karşımıza çıkıyor. Üstelik IFFTT hali hazırda bir fiyat belirlememiş ve eğer platformun kullanıcısı iseniz hizmetin bedelini kendiniz belirliyorsunuz. Yani IFTTT firması, hizmeti bilenler için kişilerin bütçesini kendileri seçmesi için alternatif sunuyor.

IFTTT Nedir IFTT Pro

IFTT İLE SOSYAL MEDYA OTOMASYONU

Yukarıda bahsi geçen akılllı ev otomasyonu ve cihazlar şimdilik sizler için çok pahalı ve belki gereksiz olabilir. IFTTT platformunu sadece ev otomasyonu için değil, ayrıca son derece dişe dokunur çözümler sunan ve bunları ayrıntılı bir hale getirebileceğiniz seçenekleri olan sosyal medya otomasyonu için de kullanabiliriz. IFTTT platfromunda yapmasını istediğiniz her göreve ‘applet: tarif’ deniyor.

Sizin yerinize otomatiğe bağlanmış ve her gün Twitter, Tumblr, Pinterest veya Facebook gibi sosyal medya mecralarında paylaşım yapan tam bir sistem iyi olurdu diyorsanız bu yazı tam size göre. Ancak bu ve benzeri otomasyonları yaparken sosyal medya mecralarının içerik politikalarına dikkat etmeniz gerekiyor. Herkesin akıllı bir cep telefonu olduğunu göz önünde bulundurursak ve daha fazla popülerlik istiyorsak örneğin instagramda fenomen olmak başlıklı yazımda da belirttiğim daha fazla görünürlüğe ihtiyacınız varsa ve paylaştıklarınıza da güveniyorsanız IFTTT servisinde çok güçlü applets (tarifler) var.

Örneğin ‘Instagramda herhangi bir fotoğraf paylaştığımda, bunu Facebook (duvarımda veya sayfamda) ve Pinterest sayfalarımda veya Tumblr veya Twitter profilimde de otomatik olarak paylaş’ şeklinde ayarlayabileceğiniz bir tarif var. Alttaki ekran görüntüsüne bakın. Dilerseniz görseli yeni sekmede açıp daha büyük inceleyebilirsiniz. Alttaki applet, instagram’da paylaştığınız bir görseli Facebook veya Pinterest Panolarınızdan birine paylaşmanıza olanak sunuyor.

Başka ne tür sosyal medya otomasyonları sağlayabilirsiniz?

Tüm sosyal medya kanallarınızı güçlendirmek veya hiç olmadık şeyler yapmak kesinlikle olasılıklar dahilinde. Dilerseniz tersine mühendislikler bile yapmanız mümkün. Örneğin basit bir WordPress.com hesabınızda barınan, veya kendi barındırdığınız wordpress blogunuz varsa orayı sürekli içerik paylaşan bir web sitesine dönüştürebilirsiniz. Normalde wordpress’te paylaştıklarınızın sosyal medya ağlarında paylaşılmasını bekleriz. Ancak sosyal medya ağlarındaki içeriklerinizi yeni gönderi şeklinde wordpress ortamında paylaşmak da mümkün. Tabi bu biraz daha karmaşık ve daha az yarar sağlayan bir tersine mühendislik. Dilerseniz sadece Instagram’da paylaştıklarınızı paylaşabilir ve öne çıkan görsel, yazı, ve etiketleri de ekleyebilirsiniz. Ancak instagramı bu şekilde kaynak olarak kullanmak Tumblr’a göre çok daha karışık ve zor. Alternatif olarak Pinterest, Tumblr, Twitter, platfromlarında paylaştıklarınızın hepsinin karmasından oluşan bir wordpress sitesi yapmanızda olası. Alttakiler benim yakın zaman öncesine kadar kullandığım appletler

IFTTT Nedir

IFTTT ana sayfada bağladığınız servislere göre size değişik applet’ler sunuyor.

IFTTT Nedir

Örneğin Twitter’da paylaştığınız bir gönderiyi hiç bir başka işlem yapmadan, aynı anda veya kısa süre içinde, Tumblr veya Pinterest veya Facebook gibi ortamlarda ve dahi elinizde bulunan diğer sosyal mecralarda (IFTTT tarafından destekleniyorsa) paylaşmak mümkün.

İnternette sosyal medya otomasyonu yapan onlarca ve özellikle ücretli iyi yazılımlar var. Fakat çoğunun bir bir birine kıyasen ‘göreceli’ eksi ve artıları varken IFTT bütün bu ücretli ortamların eksilerini de kapsayan ve hepsinin yapabildiğinden çok daha fazlasını bir araya getiren tam otomatik bir hizmeti ücretsiz sunuyor. E tabi bundan ne kar ediyorlar gibi sorularım olsa da; tahmini cevaplarımı yazmak ne doğru olur, ne de çözüm olur! En basitinden Facebook’u da ücretsiz kullanıyoruz! Bundan ne kar ediyorlar sizce?  Facebook artık bir reklam platfromu daha ne olsun 🙂 onu anlıyorum ama IFTTT tam olrak neyden kazanıyor sorusunun cevaından emin değilim. Tabi bu yazıyı güncellemen öncedurum böyleydi. Artık ücretli versiyonu geliyor.

Nasıl kullanacaksınız?

IFTTT platformuna Facebook, Google veya Mail hesabınız ile oturum açıyorsunuz.. Tek dokunuşla hesabınız hazır. Ardından elinizdeki tüm sosyal medya hesaplarını tek tek bağlamanız gerekecek. Bu bir defaya mahsus bir işlemdir. Şimdi geldik işin otomasyon kısmına.

Size rastgele bir tarif örneği vermektense kendi yaptığım tarifleri anlatmak isterim, çünkü içeriklerin dağılacağı ana kaynağın hangisinin kendiniz için daha faydalı olacağına karar vermenizi kolaylaştıracaktır. IFTTT Platformunu Yaklaşık 2 yıldır kulandığım için deneyimlerimin faydalı olmasını umuyorum.

Ben 5 farklı IFTTT ana hesabı altında onlarca Tarif kullanıyorum. Sadece 1 tanesinde yaptığımla diğerlerinde yaptığım şey aynı. Fakat başka başka sosyal medya hesaplarını yönettiğim için her birinde ayrı bir kitle oluşturmak niyetindeyim. Sizlerde ayrı ayrı kitlelere hitap öden otomatik içerik hesapları oluşturabilirisiniz. E tabi her biriyle ayrı ayrı uğraşmanız gerekecektir. Bu yüzden tek bir hesabımda yaptığımı anlatmak olayın nasıl işlediğini anlamanız için kayda değer olacaktır!

Ana Kaynağım Tumblr, Neden Tumblr?

Tumblr çoğumuzun bildiği üzere içerik paylaşımında sınır tanımayan yegane platfrom. En önemli özelliklerinden birisi de içerikleri tek tıkla sıraya koyabilme yeteneği. Tumblr ile maksimum 300 içeriği tek seferde sıraya koyabiliyorsunuz. Diyelimki elinizde birbirinden güzel 300 adet fotoğraf var bunları iftt aracılığıyla tek seferde Tumblr paylaşım sırasına koyabilirsiniz. Bu ayrıntıyı yazmama gerek yok yazı uzar, gerekirse yorumlar kısmından sorabilirsiniz. Nasıl yapıldığı ise direkt bu linkte https://ifttt.com/applets/daTqSBDc-batch-upload-to-tumblr-queue

Tumblr’ı ana kaynak olarak seçmemin sebebi yukarıda da belirttiğim gibi Tumblr’ın gönderileri sıraya koyabilme yeteneği. Böylece bu içeriği onlarca farklı platformda paylaşılmasını sağlayabiliriz. Bu benim işleri otomatiğe bağlamak için ürettiğim bir alternatif. Dilerseniz Ana kaynak olarak Instagram Twitter WordPress vs. hangisini istiyorsanız seçebilirsiniz. WordPress’de güçlü bir ana kaynak olabilir. Ancak Hali hazırda otomatiğe bağlanmış 300 içerik varken neden uğraşayım demedim! Ve ne yaptım? Instagramdaki manuel paylaşımlarımı da bu otomatik Tumblr’a bağladım…. Yani hali hazırda sıradaki gönderilerle beslenen Tumblr hesabım instagram’daki gönderilerimle de besleniyor. Ancak şu aşamada bunu kullanmıyorum.

Tumblr’da tüm sıradaki gönderilerim kendi içinde günde 2 tane gönderi paylaşmak üzere ayarlı. Bunu zaman zaman Tumblr içinde değiştirebiliyorum. Günde 2 defa paylaşılan  gönderilerim onlarca farklı sosyal medya hesaplarımda yavaş yavaş dağıtılıyor ve bu işlem bir kaç saat içinde tamamlanıyor.

IFTTT Nedir? Tariflerime göz atarak anlayın!

IFTTT Nedir

Tariflerim ayrıntılı olarak şu şekilde. Tarifler sayfamdan olduğu gibi kopyaladım

If Any new video by instagram then create a video post on your Tumblr blog (instagramda bir video paylaştığımda tumblrda paylaş)

Share pins from a specific board to you Tumblr blog (Pinterest panolardan birinde paylaşılan pinleri Tumblr’da paylaş)

If Any new photo by instagram, then Share a link on linkedin’s profile (Instagramda yeni bir foto paylaşımında Linked in ağında link olarak paylaş)

If New post tagged ‘xxxx’ on your Tumblr blog, then create a post on your WordPress blog (Tumblr’da ‘herhangi, bir etiket’ olan göderiyi WordPress’de paylaş

Backup all your pins to Google Drive (Pinterest panolara eklenen pinlerdeki görselleri Google drive’a yedekle)

Automatically share new songs you like on Soundcloud to Tumblr (Sound Cloud beğendiğim şarkıları tumblr da paylaş)

Post new YouTube video uploads to Tumblr (Youtube videolarını Tumblr’da paylaş)

If new photo post on your Tumblr blog, then post a tweet with image to Twitter (Tumblr’da paylaşılan bir görseli Twitter’da paylaş)

Yukarıdaki bahsi gecen tüm tarifler teker teker oluşturuldu. Her ne kadar çok dikkat etsem de bazı ufak tefek hatalar oldu ve olmaya devam ediyor. Bunlar yer yer sistem kaynaklı iken yer yer oluşturduğum tarif üzerinde yaptığım hatalardan kaynaklı olabiliyor. Ancak genel olarak çoğu zaman doğru ve sıkıntısız çalışıyor. Bu tariflerin bazıları kapalı veya bazılarını sildim. Sizlerde deneyerek değişik ve verimliliği arttıran ve akla hayale gelmeyecek yeni tarifler uygulayabilirsiniz. IFTTT kısaca harika bir platform.

Instagram’da fenomen olmak için dev tüyolar

Instagram’da fenomen olmak istediğiniz için bu yazıyı bulduysanız hiç bir yere ayrılmayın ve sonuna kadar okuyunuz. Bu yazıda hiç bir yerde görmediğiniz bilgiler paylaşacağım. Evet hiç bir yerde paylaşılmamışlar buna emin olabilirsiniz. Ayrıca, fenomen olunmaz fenomen doğulur dermişim şaka bir yana :). Elbette, en önemli şey yaptığınız işin hakkını vermek olacaktır. Instagram’da fenomen olmak aslında büyük bir avantaj ve bir şekilde size kazanç sağlayabiliyor. Özellikle de bir işletmeniz veya sattığınız bir ürün varsa fenomen olmadan, satış yaparak da para kazanabilirsiniz. Hem ürün satıyor hem de fenomenseniz o zaman kazandığınız parayı sayacak vaktiniz olmayabilir. Abartmış olabilirim 🙂

Ancak Instagram’da nasıl fenomen olunur öncelikle buna bir cevap bulmanız gerekiyor. Yani yüz binlerce takipçinizin olması kolay bir mesele değil. İnsanlar sizi neden takip etsin? Onlara sizi takip etmeleri için ne veriyorsunuz? Bu yazıda çok dişe dokunur tüyolar bulacağınıza eminim. Özellikle bir tanesi çok iyi bir bilgi. Ancak hemen belirteyim. Siz yeterince iyiyseniz buradaki bilgilere çok ihtiyacınız olmayabilir. Ama aslında buradaki bilgiye en çok ihtiyacı olan kişiler de yeterince iyi olan kişiler. Kafanız karışmasın herşeyi netliğe kavuşturacağız.

Tribüne oynayın ama iyi onayın

Nasıl takipçi kazanacağınız meselesi tartışmalı bir konu. Ancak siz, Instagram’da fenomen olmak için gerçekten iyi bir şeyler yapmaktansa, iki poz verim de takipçi gelsin diye takipçi sayısına odaklanarak davranırsanız, o zaman istediğiniz şey fenomen olmak değil, çok takipçili bir sayfa sahibi olmaktır. Çok takipçili bir sayfa sahibi olmakla, fenomen olmak farklı şeylerdir. Kendisini alenen göstermeden çok fazla takipçisi olan bir çok Instagram hesabı var. Ancak bu durumda hesabın sahibi değil, hesabın kendisi fenomendir. Bir hesap çok takipçili olduğu için fenomen diye adlandırılabilir mi? Tartışılır! Çok takipçisi olan bir hesabınız varsa, mutlaka, insanların dikkatini çeken iyi paylaşımlarınız vardır diye düşünüyorum.

Takipçi sayısından bahsetmişken fenomenlik ve kazanç çerçevesinde örneklendirmeyle ilerleyelim. 100 bin ful aktif takipçiniz olduğunu farz edelim. Eğer böyle bir hesabınız varsa potansiyel reklamcı oluyorsunuz. Ve böylesi aktif sayfalar reklam verenlerin ilgi odağı olduğu için size ürünlerinin tanıtımı için para ödemekten memnun olacaklardır. Diğer bir yandan takipçi sayısı 200 bin olup yarısından çoğu aktif olmayan veya etkileşimi düşük olan sayfalarda söz konusu. Ve bu tarz sayfalar reklam alma konusunda pek başarılı olamıyor.

Bu bağlamda instagram’da fenomen olmak da, çok fazla takipçisi olan bir sayfaya dönüşmek de öyle sanıldığı kadar kolay değil. Yok ben zaten içerik üretmek veya insanların dikkatini çekecek şeylerle uğraşamam diyorsanız, instagram hesabınızı ölene dek kullanmaya devam edebilirsiniz. İyi bir içerik üreticisiyim, bol vakit ayırır ve bu işte başarılı olurum diyorsanız ve kırılmaz bir motivasyona sahipseniz o zaman yıldızınız parlayabilir. Şansınızı denemekten hiç zarar gelmez. Bu arada instagram’ın kullanıcı sayısının 1 milyar (etkin olmayan hesaplarla birlikte 2 milyar belki daha fazla) olduğunu göz önünde bulundurunca şansınız o kadar da düşük değil.Yani Tribüne oynayacaksınız bu doğru, ama o zaman rolünüzü iyi seçmeli, iyi oynamalısınız.

Instagram’da sayfa büyütmek

Instagram’da sayfa büyütmek için en etkili yol takipçi satın almaktır. Gerli gereksiz herkes takipçi satın aldığı için ve eğer şanslıysanız aldığınız takipçiler de gerçek takipçilerse, takibi bırakabilirler. Takibi bırakmaları aslında iyiye işarettir çünkü takipçi aldığınız firma size gerçek takipçi satmıştır ve bu faktöre dayanarak firmanın güvenilir olduğunu söylemek mümkün. Takipçi satın alma olayına olumsuz bakmayın çünkü büyük şirketler bile takipçi satın alırlar. Buradaki maksat sayfanın takipçi sayısının yüksek görünmesi eşittir prestij meselesi. Ve takipçi satan firmalar bu takipçileri satarken, gerçek takipçi, etkin takipçi, bot takipçi vs diye kendi içinde ayırıp ona göre fiyat biçerler. Eğer yaptığınız işin takibe değer olduğuna inanıyorsanız ve gerçek takipçi satın almışsanız, takibi bırakanların sayısı azalacaktır. Hepsi birden takibi bırakıyorsa bunun cevabını kendinizde arayın ve herkesin sayfanızdaki paylaşımlara ilgi duymasını beklemeyin.

Alternatif olarak diğer büyük ve etkin sayfalarda reklam yaptırabilir veya sizle ortalama aynı takipçi sayısında olan sayfalarla karşılıklı paylaşım yaparak bir birinizin kitlesinden yararlanabilirsiniz. Bu bir değiş tokuş taktiğidir. Takipçi satın almak veya başka sayfalarda reklam vermek ve benzeri alternatifler instagramda sayfa büyütmek için en etkili yoldur. Ha bir de şu var, gerçekten iyi içerikleriniz varsa veya hasbelkader paylaşımlarınızın bazıları instagramda sürekli keşfet’e düşüyorsa bu da size çok olumlu geri dönüşler sağlayacaktır çünkü instagram’ın kendi kitlesi en sadık takipçi kitlesidir.

Sayfa büyütmek için instagram otomasyon programları

Instagramda sayfa büyümek için hiç tavsiye etmediğim Instagram etkileşimini ve hatta gönderi paylaşımını otomatiğe bağlayabileceğiniz uygulamalar söz konusu. Şunu da mutlaka belirtmek gerek, İnstagram’da her şeyi manuel olarak yapmanız gerekiyor veya harici programlarla yaptıklarınızı da sayfanız kapanana kadar sürdürebiliyorsunuz. Örneğin instagram takipçi arttırma uygulaması Followers Chief isimli uygulamadan ayrıntılı olarak bahsettiğim yazıya bakabilirsiniz. Ancak Instagram bu uygulamanın yapabildiklerine izin vermiyor bunu biliniz! Bu uygulamayı kullanarak Instagram’ın politikalarını ihlal ediyorsunuz demektir. Ayrıca uygulamanın son durumu hakkında bilgi sahibi değilim. Linkteki yazıyı güncellersem, gücel bilgiyi buraya da eklerim. Uygulamanın kullanım detayları yazıda ekran görüntüsüyle belirtilmiştir.

Regran Pro repost uygulaması artık yeterince pro değil

Birde, çoğu kişinin bildiği Regran isimli bir re-post uygulaması var. Bu uygulama temel özellikleriyle tamamen ücretsiz ve hiç sıkıntı olmadan kullanabilirsiniz. Ancak bu uygulamanın pro sürümünün harika bir özelliği var. Regran Pro sürümüyle, repost edeceğiniz içerikleri sıraya koyabiliyordunuz. Yani gece yatmadan 5 tane paylaşımı istediğiniz saatte paylaşılması üzere ayarlıyorsunuz, siz okuldayken veya işteyken Regran Pro bunları ayarladığınız saatlerde otomatik paylaşıyordu. Ancak bu otomasyon durumu da, sayfanızın kapanması olarak sonuçlanabiliyor ve benimkiler hep kapandı. Bu arada Regran pro uygulamasını yapan yazılım şirketiyle iletişime geçip uygulamanın halen instagram politikalarıyla uyumlu olup olmadığını sordum. Ve cevap olarak, uygulamanın artık belirlenen saatte otomatik paylaşım yapmadığını, alternatif olarak belirlenen saatte size bildirim gönderdiğini ve paylaşımı manuel yapmanız gerektiğini ilettiler. Bu hiç yoktan iyidir. Resimleri ve videoları metni kopyala yapıştır vs uğraşmadan içerikleri kendi hesabınıze çekebiliyorsunuz bunun bir sakıncası yok. Yazılım firmasıyla yazışmamın ekran görüntüsü altta

instagram'da nasıl fenomen olunur REGRAN PRO

Benim otomatik Regran pro kullandığım zamanlarda tüm sayfalarım kapandı bunu da belirteyim 😉Uygulamayı son olarak 2019 da kullandım. Sürekli değişen Instagram politikaları bu ve benzeri otomasyon için herhangi bir politika değişikliğine gitti mi belli değil. Sayfa büyütmek için bu taktikler veya riskli uygulamalar size göre değilse okumaya devam ediniz. En önemli tüyoyu daha vermedim.

Sayfa büyütmek için sıradanlıktan uzak olmak

Instagram’da sayfa büyütmek istiyorsanız, sıradan bir kullanıcının ötesinde olmanız ve bunu hep yapmanız gerekir. Kendi selfilerinizden onlarcasını paylaşmaya devam edebilir veya insanların sizi takip etmeleri için ilgi çekici içerikler de paylaşabilirsiniz. Eğer takip edilmeye değer bir güzelliğiniz olduğunu düşünüyorsanız ve ilgi çekici pozlarınız varsa sırf bu yüzden bile fenomen olabilirsiniz. İçerikleriniz insanlar tarafından ilgiyle karşılanıyorsa da fenomen olabilirsiniz. Ancak asıl mesele şu; kendi resimleriniz veya paylaştığınız herhangi bir içerik türü, takipçilerinizin beğenisini kazanmışsa bunu hiç durmadan sürdürebiliyor musunuz? Çünkü bu tür sosyal medya işlerinde istiktar önemi ve yüksek takipçi sayısına ulaşınca gelir elde etme durumu da büyük oranda doğru. Fenomen olma durumu aslında, ayrıca, İnternet’ten para kazanma yöntemlerinden sadece biri. Ancak en kestirme yollardan birisi de Instagram’da fenomen olmaktır 🙂 Instagram’da fenomen olmak bir yana, neden çok takipçili bir sayfanız olmasın? Potansiyel bir reklamcı olmak istemez misiniz? Mutlaka istersiniz.

Nasıl sayfa büyütebileceğinizin cevabını kısmen de olsa vermeye çalıştım ancak halen nasıl fenomen olunur sorusunun cevabını arıyorsanız, siz henüz fenomen olmamış ve bunun için bir cevap arıyorsunuz demektir. O halde okumaya devam etmeyin, çünkü, bu yazıda bunun direkt bir cevabı yok fakat çıkarımlar yapabileceğiniz bilgiler söz konusu. Keza bu sorunun cevabını hiç bir yazıda net olarak bulamazsınız. Instagram takipçisi satan sitelerden takipçi satın almak gibi bilgileri yazının yukarısında ayrıntılı olarak anlattım. Başka ne diyim ki zaten? E bu yazıyı da yazdığıma göre, o fenomen ben değilim! O fenomen ben olsam bu yazıyı kim yazacaktı? 🙂 O zaman bu sorunun bana değil Gerçek bir fenomene sorulması gerekiyor. Ama siz ona değil de bu yazıya ulaştınız değil mi ? O halde sırf bu sebep için okumaya devam edin. Çünkü çok işinize yarayacak bilgiler bulacaksınız. Özellikle en önemli bilginin hangisi olduğunu, okuğunuz an, işte burası diyeceksiniz.

Instagram’da fenomen olmak için kaç takipçiniz olması gerekir?

Bu soruyu sorduğunuz için teşekkürler 😉 Şimdi de, bu sorunun dinamiklerini inceleyelim. Bildiğiniz üzere Instagram’da fenomen veya çok takipçisi olan binlerce sayfa var. Ve siz bu sayfaların hepsini takip ediyor musunuz? Tabii ki hayır. Yani bir milyondan fazla takipçisi olan bir milyon hesabın hepsinde haberdar olmanız da, bunların hepsini takibe almanızda imkansız. Ayrıca, siz takip etmiyorsanız, 5 milyon takipçisi olan bir sayfa sizin için nasıl önemli olsun ki? Sizin haberiniz bile yok. Yani orda var mı? Var! Ama siz bakana kadar orada yok. Tıpkı kuantum fiziğinde olduğu gibi 🙂 Ancak siz bakana kadar orada olmayan bir sayfa siz bakınca bir gören göz daha kazanıyor ve işin kuantum fiziğinden ayrılan tek yanı da bu gerçek: Bakmasanız da var! Ütopik detaylara girmeyelim ve somut şeyleri konuşalım. Instagram’da fenomen olmak için kaç takipçiniz olması gerekir?

5 bin takipçiniz varsa ve kendi kimliğinizle bunu başarmışsanız, siz bir fenomen sayılırsınız. Ve yakın zamanda okuduğum bir habere göre, işletmeler artık bu tarz küçük ölçekli fenomen hesapları hedef alıyorlar. Yani 5 bin 10 bin ve üstü takipçiniz varsa ve gönderilerle kullanıcılar arası etkileşimleriniz iyiyse, fenomen olduğunuz söylenebilir. Ancak bu durumda kendinizi 5 milyon takipçisi olan bir sayfayla kıyaslamak doğru bir yaklaşım olmaz. Sizin markalaşmış her kurumsal şirketten nasıl haberiniz yoksa, sizin sayfanızdan da haberi olmayan insanların olması çok normal. Ama bir avantajınız var. 5 milyon takipçili bir fenomen olmasanız da 5 bin takipçili bir fenomensiniz. Dikkat: Fenomenliğin bir mesleğe dönüştüğü gerçeği yadsınamaz ancak fenomenlik bir meslek değildir. İsteyerek veya istemeden olunan sonuçtur. Süreç ise… zaten süreçten bahsettik… Konuyu bir tık değiştirip işin felsefesini anlamaya çalışalım mı ne dersiniz ? Phd yapalım yani 🙂

Influencer kelimesi ne demek

Instagram’da nasıl fenomen olunur

Influencer ve fenomen kelimelerinin her ikisi de (etimolojik ve morfolojik detaylarına girmeden ve çok uzatman) İngilizce kökenli iki yabancı kelimedir. (beklediğiniz tanım altta)

Phenomenon: olağanüstülük, olağanüstülük durumuyla ilgili, olağanüstü olan şey vs. gibi anlamlara gelip Türkçeye, neyse ki biraz Türkçeleşip, fenomen olarak girmiş bir kelimedir.

influencer: Etkileyici… anlamına gelip ancak ne yazik ki direkt İngilizce olarak dilimize yerleşen bir kelimedir… ve Influence: etki, etkilemek kelimesinden türemiştir (hatta influenza dedikleri grip benzeri şeyde de bu kelimeye bağlı olabilir)

Influencer olmak bunu gerektirir

Bir ara Cihangir sokaklarında yürürken, yolda fotoğraf çeken iki gencin, muhtemelen fenomen olmak isteyen gençler olsa gerek ki; bir birleriyle konuşurken bir tanesinin, ‘influencer olmak bunu gerektirir’ dediğini duydum. Nasıl yani? Ne gerektiriyor? Falan oldum… N’apıyorlardı veya Neye istinaden dediler bilmiyorum ama muhakkak bir açıklamaları vardır… Ayrıca o cümle inanılmaz hoşuma gitti. Çünkü doğru söylüyordu ve bunu söyleyecek cesareti ve motivasyonu vardı ve ne yapması gerektiğinin farkındaydı… Haklıydı da . Bir influencer olmak onu gerektirir di!

Influencer nedir?

Yaptıklarıyla, söyledikleriyle, giydikleriyle, yüz binleri, hatta milyonları etkileyen, yönlendiren kişilere influencer denir. Bu kişiler genel olarak sosyal medyada fenomen diye tabir ettiğimiz kişilerdir. Fenomen kelimesiyle, influencer kelimeleri, yapılan iş bazından aynı olup influencer kelimesi kulağa daha nitelikli olanları temsil ediyormuş gibi gelebilir. Kişiler tabii ki nitelikli de olabilir şansları yaver gitmiş bir hiç bir şey de olabilirler. Ayrıca aslında, sanatçılar ve bazı ünlüler de infleuncer sayılabilirler.

Instagram’da fenomen olmak: IN Twitter’da fenomen olmak: OUT  

Farkında mısınız bilmem ama artık fenomen olmak deyince insanların aklına ilk önce Instagram platformu geliyor… Eskiden Twitter fenomeni olmak önemliyken şimdi devir Instagram devri. Sırf bu takipçi sayısı yüzünden takipçi satan onlarca site bundan para kazandı. Bir şekilde bu kadar popüler olan bir sosyal medya platformunun da ister istemez bir çok kısıtlaması söz konusu olabiliyor. Üstelik bu kısıtlamalar hem kullanıcı hem de 3üncü parti uygulamalar için geçerli. Yetişkin içeriklere, veya cinsellik içeren topluluk paylaşımları veya kişisel paylaşımlara tam olarak izin verip vermediği veya neye göre izin verdiği konusuyla alakalı net bir bilgim yok. Ancak neye istinaden bilgim olduğunu lütfen izah etmeme izin verin.

Web paylaşımlarında veya 3üncü parti otomasyon uygulaması kullanımlarında kısıtlı

Örneğin bir blogunuz varsa veya örneğin WordPress içerik yönetim sistemi kullanıyorsanız, yazı veya içeriklerinizin sosyal medya platformlarında otomatik paylaşılmasını isteyebilirsiniz. WordPress her şeye adapte olabilen ve bir çok diğer sosyal medya platformunun kendine adapte olabilmesini sağlayan bir içerik yönetim sistemidir. WordPress eklentiler yardımıyla bir çok önemli sosyal mecrada aynı anda paylaşım yapmanıza olanak tanınıyor ve dilerseniz yine eklentiler yardımıyla tüm paylaşımlarınızı sosyal medya kanallarınızda otomatiğe bağlayabilirsiniz. Söz konusu otomatik post atan eklenti ile alakalı yazı bu linkte. Ancak göreceğiniz üzere eklentiyle de Instagrama otomatik paylaşım söz konusu değil . Yani instagram’da otomatik olarak hiç bir şey paylaşamıyorsunuz. WordPress blogunuzda yazdığınız bir yazı, Tumblr, Twitter Facebook platformunda aynı anda yayınlanabiliyorken Instagram için bu geçerli değil. Ancak Instagram’dan paylaştıklarınızı Twitter veya Tumblr’a gönderebiliyorsunuz.

Instagram’da fenomen olmak için dev tüyo

Instagram’da fenomen olmak isteyen birinin genellikle diğer sosyal ağlarla veya WordPress vs. gibi ortamlarda pek işi olmayabilir. Ancak yine de paylaşımlarınızın çok daha fazla geniş kitlelere ulaşmasını istiyorsanız sizinle paylaşacağım bu bilgiye çok dikkat: IFTTT isimli bir platform inanılmaz güçlü bir otomasyon sistemi sunuyor. Ancak sizin tüm servislerinizi IFTTT ile bağlayıp kendinize otomatik bir sistem kurmanız gerekiyor. Youtube fenomeni Barış özcan’da Vloglarından bir tanesinde IFTTT uygulamasında bahsetmişti. Videoyu bulamadım ama bulduğum an ekleyeceğim.

IFTTT ile Çok daha karmaşık şeyler yapmak da mümkün. Ancak bunu kendiniz keşfedebilirsiniz. IFTTT nedir nasıl kullanılır başlıklı yazımda tüm detaylara göz atabilirsiniz. Bu arada yıllardır ücretsiz hizmet veren IFTTT artık ücretli oluyor ve ücretsiz kullanım ile 3 tarif oluşturmanıza olanak tanıyor. Anlatacaklarım için sadece bir tanesi yeterli merak etmeyin. Bu sistem işe yarasa da yaramasa da görünürlüğünüz üstünde etkisi olacaktır. Unutmayın, 1 milyon takipçiniz varsa bile henüz sizi takip etmeyenlerin sizden haberi yok. Şimdi gelelim onları haberdar etme postansiyeline.

Instagram’da fenomen olmak için sıfır maliyetli otomasyon

Aşağıdaki işlemleri yaparken bir VPN sağlayıcı kullanmak çok çok önemli bir ayrıntı. Ancak yapacağınız hiç bir şey kural ihlali sayılmayacağı için çok önemli değil. VPN kullanmanın asıl önemli olan kısmını maalesef bu yazıya ekleyemem çünkü o bilgiyi paylaşmak yasal olmayabilir. VPN kullanmanın neden önemli olduğunu başka kaynaklardan öğrenebilir veya yorumlardan sorabilirsiniz. Özel olarak paylaşmam da mahsur yoksa iletirim. Ve yapacağınız işlemlerin tüm sorumluluğunun size ait olduğunun altını ısrarla çiziyorum.

1- Ücretsiz bir WordPress hesabı oluşturun: Bu sizin ana hesabınız olacak. Nedeni ise WordPress’in her şeye entegre olabilen olağanüstü esnekliği. Ve tabi daha çok detay var ama şu aşamada o detaylar gereksiz. Sitenizi oluştururken içeriklerinizin türüyle alakalı bir alan adı seçmeye özen gösterin.

2- İçeriklerinizin türünü çağrıştıran aynı alan adı veya hedef kitleniz olabilecek diğer olasılıkları değerlendirip her biri farklı bir mail hesabında olan Tumblr hesapları oluşturun. Hesapları Gmail ile oluşturun çünkü Google hesabıyla giriş sağlayacağınız Pinterest hesaplarına da ihtiyacınız olacak. 10 farklı Gmail hesabı yeterli olabilir.

3- Yine aynı şekilde içeriklerinizin türüyle alakalı veya benzer hedef kitleye hitap eden Twitter hesapları oluşturun. Bu hesapların hepsini oluşturduğunuz farklı maillerle açmanız gerekir.

4- Her bir Gmail hesabı farklı Google hesapları olacağı için, bu Google hesaplarıyla farklı Pinterest hesapları oluşturun. Pinterest hesapları oluştururken hesap ismine, yani odak anahtar kelime seçimine çok dikkat. Sayfanızla alakalı veya benzer kitlenin dikkatini çekecek türde olsun. Her Google hesabıyla oluşturduğunuz Pinterest hesablarınıza, Tumblr hesaplarınızı tek tek bağlayın. Pinterest, bağladığınız herhangi bir siteden içerikleri, Pinterest panolarda otomatik paylaşır ve bu özelliği son 1-2 yıldır hizmete sundu diyebiliriz.

Hesaplarla entegre olma kısmı

Öncelikle, Oluşturduğunuz Tüm Tumblr ve Twitter hesaplarını tek tek oluşturduğunuz ana WordPress hesabınıza bağlayın. Her bir Tumblr hesabınızı da Pinterest hesaplarınıza bağladınız mı ? Bu iş tamamdır. Şimdi geldik en önemli meseleye. WordPress’te bir yazı ve bir görsel paylaştığınızda bu paylaşım aynı anda 10 farklı Tumblr, 10 farklı Twitter ve 10 farklı Pinterest hesabında paylaşılacak. Instagram’daki paylaşımınızın, WordPress ortamında paylaşılması işini ise IFTTT platformu üstlenecek. Ancak Instagram hesabınızı ve şifrenizi bu platformda paylaşmak için çekinceleriniz varsa bunu manuel olarak ta yapabilirsiniz. Ancak IFTTT büyük bir platform ve çekinecek bir şey yok. Her paylaşımdan sonra aynı içeriği WordPress uygulamasıyla da manuel olarak paylaşırım diyorsanız tercih sizin. Eğer bu sistemi iyi bir strateji ile kurduysanız, iyi alan adı seçimleri ve hesap isimleri vs gibi, 3 5 ay sürmez Google’dan trafik almaya, dolayısıyla takipçi almaya başlarsınız. Umarım bu taktik işinize yarar.

Adana Taş köprü civarı ve ırmak hamamı

Adana taş köprü ve civarı genel olarak Adana’nın en eski ve en mistik yerlerindendir. Hatta Adana’nın en ikonik ve turistik bölgesi bu kesimler. Öyle ki tanıtımlarda genel olarak Adana taş köprü görselleri kullanılır. Bu arada onlarca yıldır çoğumuzun ağzına sakız olan Adana köprü başı otur saraya karşı, gel beraber gezelim dosta düşmana karşı türküsünde bahsedilen köprü, Adana taş köprüdür. Bölgeye indiğiniz an bölgenin kendine has antik enerjisini hissediyorsunuz. Modern mimariyle birlikte civarın çevresinde değişiklikler olmuş… Merkez camii Hilton vb diğer yapılar civarın çehresini modernleştirmiş.

Bu modern şehirleşme iyimi kötümü ayrı bir tartışma konusu ancak bölgenin yaklaşık 20 yıl önceki terkedilmiş virane halinden eser yok. Bu bölge 15 – 20 yıl önce şehir ve çevre planlamasından nasibi almamış atıl bir bölge olarak duruyordu. Ancak sonradan bir peyzaj çalışmasıyla bölge atıl görüntüden kurtulmuş ve daha gezilebilir ve güvenli bir hale dönüşmüş. Nehir kıyısı zaten yanına yaklaşılır cinsten değildi. Tehlikeli ve tek başına gitmek için uygun bir yer değildi. Şimdi ise daha güvenli

Dünyanın en eski işlek köprüsü

Adana Taş köprü Roma imparatoru Hadrianus tarafından yaptırılmış.. ve ardından birinci Justinianus tarafından Ciddi şekilde onarılmış. Ciddi şekilde onarıldığı bilgisinin detayları net değil. Savaş veya depremlerden sonra yıpranmış olabilir. Bunu turizm bakanlığından soruşturmak gerekiyor… Köprü ayrıca günümüzdeki genişliğine de yapılan bu restorasyonlardan sonra kavuşuyor. Edinilen bilgiye göre şu an ki yaklaşık 12 metrelik halinden 6 metre daha dar olarak inşa edilmiş. Ve binlerce yıl içinde buralarda hüküm süren yöneticiler (imparatorlar, padişahlar, paşalar, valiler vs. gibi) tarafından eklemeler yapılarak genişletilmiş. Köprünün yaklaşık 24 kemerinden 11’i görünmekte.

Geriye kalanları ise şehirleşmenin içinde toprak altında kalmış. Yani çarşının içinde aslında halen taş köprünün ayakları ve kemerleri hayatta toprak altında. Bu köprünün şehirleşmeyle birlikte toprak altında kalan kısmını tekrardan gün yüzüne çıkarmak heralde milyonlarca dolara mal olabilir. Günümüzde köprünün her iki tarafındaki modern şehrin olmadığı dönemlerde bildiğiniz tarla ve nehrin aktığı kanal bile yokmuş. Taş köprüyle alakalı hiç bimediğiniz efsaneyi şu linkten okuyabilirsiniz. Ve işte tarihin tozlu raflarından çıkmış o resimler

Adana Taş Köprü eski resimleri

Alttaki resimlere bakınca beni bir şaşkınlık alıyor. Yüzlerce yıl önceki hali ve günümüzde halen ayakta duruyor olmasının verdiği bir şaşkınlık olabilir bu. Bu arada Tarihi Adana taş köprü resimlerinin ne kadar eski olduğunu bilmiyorum. Ama olsa olsa 100 yıllıktır diye düşünüyorum. minimum 2000 yıllık olduğunu göz önünde bulundurunca 1000 yıl öncesinde civarı kim bilir nasıldı.

Adana taş köprü
Adana taş köprü
Adana taş köprü
Adana taş köprü
Adana taş köprü

Roma döneminden günümüze kadar ayakta kalmış olması demek gerçekten çok eski bir köprü olduğunu anlamına geliyor. Edinilen bilgilere göre 3500 veya 2000 yıllık olan bu köprü, halen işler durumda olan dünyanın en eski köprüsü. Dikkat: Dünyanın en eski işleyen köprüsü ‘dünyanın en eski köprüsü’ değil.

Aradan yüzlerce yıl geçmiş ve topraklarımızda hüküm süren nice sultanlar ve padişahlar tarafından restore edilmiş. Restorasyonu yaptıran yöneticilerin kronolojik sıralaması şu şekilde

Harun Reşit, Harun Reşit’in oğlu olan 7’inci Abbasi Halifesi Memun III.Ahmet Kel Hasan Paşa ve Adana Valisi Ziya Paşa tarafından da değişik zamanlarda tamirat görmüştür. Bu üç onarımın yazıtları mevcuttur. Son onarım 1949 yılında yapılmış.

Ekim 2020 de Adana Taş köprü

Adana taş köprü 2020
Adana taş köprü 2020
Adana taş köprü 2020
Adana taş köprü 2020
Adana taş köprü 2020
Adana taş köprü 2020

Taş köprünün Seyhan tarafındaki çıkışı işlek bir dörtyol ağzı. Çıkışta köprünün sağına doğru ırmak hamamına giderken nehir kıyısı boyunca ilerliyorsunuz. Göreceğiniz bu mini park Mürüvvet Kekilli Parkı

Adana taş köprü Mürüvvet kekilli parkı
Adana taş köprü civarı 2020
Adana taş köprü civarı 2020
Adana taş köprü civarı 2020
Adana taş köprü civarı 2020
Adana taş köprü civarı 2020

Irmak hamamı gay hamamı mı ?

Buradan sonra ziyaret edeceğim yer Irmak hamamı. Aslında ırmak hamamına giderken, özellikle biraz geri de indim çünkü neredeyse yıllardır bu mistik topraklarda yaya olarak yürümedim. İnmek ve resimler çekmek istedim. Irmak hamamı resmi olarak bir gay hamamı değil. Sadece gaylerin de gittiği bir hamam olduğu için ve gidecek bilindik bir yer arayanlar için eklemek eklemek istedim. Türkiye’de zaten resmi bir gay hamamı yok. Hepsi de erkek hamamı diye geçer. Taksim cihangir semtindeki Firuzağa hamamı gibi. Bu arada merak ederseniz Firuzağa hamamı 👈 bu linkte. Bunun dışında Türkiye’nin bütün şehirlerindeki hamamlar için potansiyel gay hamamı demek mümkün olabilir.

Adana Irmak Hamamı

Adana’nın tarihî değeri en yüksek olan hamamlardan biri olan ırmak hamamı heralde Adana, Adana olmadan önce bile vardı. Söylenenlere göre Ramazanoğlu beyliği döneminde yaptırılmış. Roma dönemine kadar uzanan bir tarihi varmış. Çünkü yüzlerce yıl önce restore edilmeden öncesinde de sanırım yine hamammış. Özellikle de Taş köprünün tarih boyunca hep işlek bir konum olması hasebiyle civarında roma devrinde kalma bir hamam olması beklenmedik bir şey değil. İşte bu yüzlerce yılık hamamdan muhteşem resimler.

Irmak hamamı iç çekim