Robotların ruhuyla yaşıyoruz

Robotların ruhuyla yaşıyoruz



Robotların ruhuyla yaşıyoruz

Robot nedir? İnsansı metal parçaları mı ? Peki ya mutfak robotu nedir? İnsana benzemediği halde robot deniyor ama. Ama o durum biraz fazla istisna. Margarin'e sana yağ demek gibi birşey oluyor. Ancak genel olarak robot deyince beklentimiz insansı robotlardan yana oluyor. Bizim yerimize geçmeye aday değilse o zaman neden robot diyelim ki, değil mi ? :)

Bu yazıma, elimizdeki telefonlardan tutunda evdeki basit kaset veya CD çalarların bile robot olduğunu söylemek için giriş yaptım. Ve birde şunu eklemek istiyorum. Bütün yazılımlar da, bedeni olmayan bir robottur. Yani yazılımlar zaten, robot demeye alışık olduğumuz ve günümüzdeki insansı ve sözde zeki robotlarında ruhudur. Ve bir robota ne kadar çok mekanik kabiliyet eklerseniz, bir o kadar da çok yazılım eklemeniz gerekmekte. Bütün yazılımlar robotların ruhudur. Cep telefonunuz bu yazılımları bir arada tutan basit bir robottur. İçindeki işletim sistemi ise bir yazılım olup telefonunuzun ruhudur. Ayrıca denebilir ki; Yüklediğiniz tüm uygulamalar cihazınızın kabiliyetlerini geliştiren ruhlardır. Veya yüklediğiniz yazılımları telefonunuzun ana işletim sisteminin haricinde, kendi başına başka işler becerebilen başka ruhlardır. Telefon denen makine alanının içinde ana ruhla birlikte yaşarlar. Ama her birinin birer bedeni olsaydı nasıl olurdu?

Aslında olmazdı, olsa da gereksiz olurdu, gerekli olması için telefon üstündekinden daha fazla mekanik donanıma ihtiyaç duyardı. Örneğin, 90'larda kaset çalarlar ve mp3ler var dı ve prensipte bu cihazlar günümüzde yüzüne bile bakmadığımız, telefonumuzdaki basit bir ses oynatıcısının ruhunun yansımasıydı. Bu bağlamda evlerimizdeki gelişmiş ses cihazlarının hepsi, bedeni olan yazılımlardır. Ancak gördüğünüz üzere robot dememiz için yeterli değil! Ama aslında onlar da birer robot. Telefonlarınızdaki oyunların ruhu ise biraz daha farklı ve hatta ruhlar birliği (yazılımlar bütünü) demek daha doğru olur :) Çünkü bu oyunlarda, Playstation, Xbox gibi kendi bedenine sahip, abilerinin yaptığını taklit ediyor. E tabi burada devreye zevkler giriverebilir. İyi bir Playstation tutkunu birisini, telefon oyunuyla mutlu etmek zordur. Kaliteli müzik dinleyeni ise iyi bir ses cihazından başkası mutlu edemez. Ancak robotların bedeni öyle hızlı evriliyor ki, örneğin bir telefonu 4k çözünürlüğe sahip bir TV'ye bağladığınızda farkını ve keyfini sadece Playstation tutkunu söyleyebilir. Aynı şekilde telefonunuzdan çıkan sesi kablolu veya kablosuz bir kulaklığa veya iyi kalitede bir hoparlöre bağladığınız zaman yine dev kalitede sesler elde edebiliriz. Ama yine bunun farkını da profesyonel Hi-Fi sistemlerde müzik dinleyen bir kulak fark edebilir. Yani demem o ki, bir oyun makinesi (robotu) sadece oyun için tasarlanmış ve buna odaklanmış güçlü donanım ve işlemcilerle profesyonelleri memnun edecek detaylara sahip olup prensipte telefondakilerle aynı şeylerdir. (Tamamen farklı olan detaylarını sadece uzmanlar açıklayabilir)

Bu ve benzeri her türlü profesyonel cihazlarla, telefonların, bunları yapabilmesi arasındaki fark, gittikçe kapanıyor. Ancak telefonunuzdan, kalkıp çamaşır yıkamasını beklemezsiniz değil mi, Bunu içine çamaşırları yerleştiğiniz çamaşır makinesi robotundan bekleriz :) ama çamaşır makinesi de yazılımla çalışır ve bir robottur. Ancak bizim için tam olarak robot sayılmazlar, çünkü çamaşırı kendi toplayıp, yıkayıp, asıp, kurutup vermiyor. Ancak günümüzdeki modelleri sen sadece bana getir, yıkarım kuruturum veririm diyor. Ama katlayıp kaldırma işini yine bize yaptırıyorsa bizim için halen robot sayılmaz. Bence ye biz robot kelimesinin ne olduğunu tam olarak bilmiyor ya da bir robottan çok şey bekliyoruz. Bir kadın için ev işlerini yapan hizmetçi, bir iş adamı için sekreter gibi bir şey olana kadar onlara robot diyemiyoruz. Ancak bu robotların ruhuyla yaşıyoruz. Ve tabi yine her zaman olduğu gibi söyleyecek çok şey var...
Sence bu yazı nasıl

Yorum Gönderme

0 Yorumlar