Yetişkin içerikli görseller daha çok mu ilgi çekiyor

Bir çok blog ve benzeri magazin sitelerinin yayınlarına ve haberlerine etkileşim 10 üzerinden 2  

Yetişkin içerikli görseller ve gönderiler daha çok ilgi çekiyor bu çok net. Özellikle şu sıralar İnternet’teki kullanıcı davranışlarını göz önünde bulundurduğum zaman vardığım sonuç şöyle: Birçok konuyla ilgili özel ve gerçekten önemli yazıların bulunduğu blog sitelerinde bile, binlerce kullanıcısı ve ziyaretçisi olmasına rağmen, neredeyse hiç yorum almamış yazılarla karşılaşıyorum. LGBT bireylere yönelik içerik üreten ve özellikle LGBT haberleri ve magazin yayınları yapan Gzone, Gmag, KaosGL gibi bilinen sitelerin yanı sıra adı sanı hiç duyulmamış yüzlerce Lgbt blog sitesi var. Ancak bu sitelerdeki onca yazıya zar zor 1 2 yorum yapılması veya çoğunun yorum bile almamış olması çok ilginç. Bakmışlar olmuyor bazıları yorum özelliğini bile kapatmış. Bu elbette benim blogumdaki yazılar için de gerekli. Bu okuyucular nerede? Kimsenin söyleyecek bir tezi, anti tezi, veya ekleme yapmak istediği karşı çıktığı veya desteklediği bir şeyler yok mu?

Sosyal medyada durum daha beter

Hatırlar mısınız bilmem kısa süre önce Instagram’ın beğeni özelliğini kaldıracağı haberlere konu olmuştu. Sebep olarak ise insanların ruh hali vs. paylaşımlara gelen beğeni sayısının kişilerin psikolojisini etkilediği yönündeydi. Bu durum “pes doğrusu o kadar da değil ya!” denecek cinsten bir ayrıntı ama bunu ben düşünmüyorum Instagram düşünüyor olsa gerek ki bunun için kolları sıvamıştı. 2020 mart civarında Instagram’ın beğeni özelliği halen duruyor. Ve bundan vazgeçmeleri de pek kolay görünmüyor. Konuyu etkileşime bağlayacak olursak; Sosyal medya platfromları insanların gördüğünü ve etkileşime geçiş sayısını ve kullanıcı davranışını iyi biliyor

Hepimiz sosyal medya kullanıyor ve istatistikleri görüyoruz değil mi? Bizim gördüklerimiz sadece kendi hesaplarımızın istatistikleri. Neden kimse yorum yapmıyor veya neden beğenmiyorlar acaba diye düşünüyor insan. İnstagram bile bunu düşündüğüne göre bizde düşünüp psikolojiyi bozarız elbette. Haklıyız da 🥰Kimse kimsenin içeriğine yorum yapmıyor veya beğeni atmıyor. Ama Yetişkin içerikli görseller binlerce yorumlarla patlıyor. Özellikle Twitter bu konuda başı çekiyor

Bilindik blogların sosyal medyadaki etkileşim sayısı da çok düşük

Yukarıda bahsettiğim büyük blog sayfalarının sosyal medya hesaplarında, takipçi sayısı çok, ancak yorum ve etkileşim sayısı takipçi sayısına göre çok düşük. Öyle ki, takipçi sayılarının bile gerçeği yansıtmadığını düşünmemek elde değil. Bu kadar takipçi var ama yorum beğeni vs. asla yok. Bu ne demektir? Ya, biz çok duyarsız bir toplumuz ya da söz konusu sayfa, site veya hesapların LGBT içerikli olmasının bunda büyük payı var. Ama bu durum emin olun sadece LGBT içerikli sayfa ve hesaplar için geçerli değil. Normal kadın sayfaları ve blogları dahi çok fazla yorum almıyor. Genel olarak umursamaz veya duyarsız bir toplumuz demek de istemiyorum ki aslında tam olarak öylede değiliz. Artk bilemicem sebebini… Gelelim fasulyenin faydalarına

Yetişkin içerikli görseller daha fazla mı rağbet görüyor?

yetişkin içerikli görseller

Yukarıda bahsi geçen bilindik sayfaların yetişkin içerikli görseller yayınlaması söz konusu değil elbette. Ancak kısaca değinmek isterim; Sayfalardan bir tanesinin neredeyse 70 bin takipçisi var ama 1000 begeni yok… Bin yorum yok… Üstelik bu sayfalar ve veya bloglar aktivist konumunda ve maalesef kimsenin umurunda değil. Bu aslında çok üzücü. Bu tablo aslında ne kadar kayıtsız kaldığımızın göstergesi. Dikkat kayıtsız diyorum, umursamaz veya duyarsız demiyorum 🙂

İnstagramda yetişkin içerikli görseller yasak ama etiketler değil

İnstagramda cinsel içerikli görsel veya paylaşımlar yasak. Ancak bu yasak, insanların instagramı ikincil anonim hesaplarla bir partner bulma platformu olarak kullanmalarına engel değil. Ne demek istediğimi şöyle ayrıntılandırayım; Örneğin İnsatgramda bir görsel veya herhangi bir video vs paylaşırsınız, konuyla alakalı bir kaç etiket vs. eklersiniz… Beklersiniz… Asla yorum yok ve beğeniler yerlerde. Ama baktım ki paylaştığım bazı görsellere eklediğim cinsel içerikli arayış etiketleri (örneğin: aktifgay, pasifgay, aktifpasif, gay arkadaşlık, vs gibi) ekleyince hiç takipçim olmamasına rağmen, yorumlar bini geçiyor. Ama beğeni sayısı halen yerlerde… 🙂 Bu çok traji komik bir durum. Bu blogda özellikle trans kadınlarla alakalı yazdığım bir çok başlık var ve bunları sosyal medya hesaplarımda da paylaşıyorum… Sonuç aynı kimsenin umurunda değil.

Twitterda yetişkin içerikli görseller ve videolar serbest

Ciddi konu başlıklarına asla ilgi duymayan binlerce insan yetişkin içerikli görsel ve videolara yorumlar yağdırıyor. Ancak kendilerini alakadar eden hiç bir konu başlığına yorum gelmiyor. Çıplaklık içeren resimler, cinsel organ resimleri vs paylaşan hesapların aldığı yorum sayısı ise dev sayfaların aldığı yorum sayasını ikiye katlıyor ve bu sayfa ve veya hesaplara talep çok fazla.Yetişkin içerikli sitelerde de durum aynı. Seks hikayeleri vb gibi sitelerdeki yazıların okunma sayısı tahmin ettiğiniz gibi çok yüksek… Alttaki Vlog ilginizi çekebilir mi 🙂Yukarıda bahsettiğim sürecin temelinde yatan sebepler alttaki bilimsel youtube videosunda açıklanmış 

Bunun yanı sıra 2010 yılında 14 milyon dolara satıldığı bilgisine ulaştığım http://sex.com/ alan adının bir belgeselini izlemiştim. Belgeseli bulamadım ama biraz araştırırsanız belgesel kanalları arşivlerinde belki ulaşmanız mümkün. 90’larda sansasyon yaratan ve hakkında davalar açılan bu alan adının belgeselini bulursam linkini bu yazıya ekleyeceğim.. Sevgilerle

90larda internet kafeler ve sohbet kanalları

90larda internet kafelerdeki sohbet uygulamaları günümüzde bir çok gay arkadaşlık ve sohbet uygulamasının da temelini oluşturmaktadır. O dönemde inanılmaz popüler olan MIRC ve diğer Gay sohbet odaları özellikle pratik ve tek tıkla girilebilen pratik tanışma ortamlarıydı.

90larda internet herkesin evinde yoktu

90’larda internet kafelerde MIRC kanalları popülerdi ama banlanınca bir daha giriş yapamıyordunuz. 🙂 Hatırlarsanız mIRC kanalları özellikle 90lar ve sonlarına doğru inanılmaz bir popülerlik gösterdi ve sırf bu yüzden bile İnternet kafelerin sayısında bir artış oldu. Bu kafeler sonraları Chat kafe olarak bilinmeye ve anılmaya başlamıştı. O dönemlerde büyük çoğunluğun evinde bilgisayar veya bilgisayar varsa bile İnternet yoktu. Bu yüzden 90’larda internet kafeler büyük talep görüyordu. Gençlik dönemi 90’lı yıllara tekabül edenler o dönemi iyi bilirler.

90larda internet ortamında sohbet odalarından banlanmak

90larda internet kafeler ve sohbet kanalları

Bu chat kafelerde, chat kanallarından herhangi birine girdiğinizde, bazen genel sohbet odasına attığınız mesajlar yüzünden veya kullandığınız kullanıcı adınızın uygunsuz olmasından ötürü nikiniz banlanırdı. Tekrardan bağlanmak mümkün değildi. Kullanıcı adınızı değiştirmek bir işe yaramazdı çünkü banlanan kullanıcı adınız değil IP adresinizdi. Bu yüzden giriş yapmak mümkün olmazdı. Yani sandığımız gibi anonim kalamıyorduk 🙂 Hatta bazıları modeme reset atıp yeni bir ip alarak tekrardan bağlanabiliyordu. Chat sitesinde olup da banlanmak ne demek bilmeyen yoktur herhâlde.

E tabi biz özellikle eşcinseller için açılmış gay sohbet kanallarına girmeyi tercih ediyorduk. Ve özellikle gay sohbet kanalları, şehirlerin önadlarıyla kanal isimleriydi. Adana gay, istanbul gay, konya gay, kayseri gayantalya gay vs bütün kanallar açıktı. Ancak özellikle ve en popüler olanı gay kanalıydı. kullanıcılar kalabalık olduğu için en çok bu kanala girmeyi tercih ediyordu ve sohbet odasında olanlar kendi şehirlerinin ön ekleriyle kullanıcı adını belirliyorlardı. Örneğin benim chatteki nikim gayprens, arkadaşımınki kızgibi, bir diğer aradaşımın ki queen01 ve birde gay19 gibi kullanıcı adını kullanan 4 arkadaştık. 🙂 E tabi 90’lar artık çok geçmişte kaldı.

Kısaca bu ortamlarda anonim olmak

Sohbet sitelerine büyük bir çoğunluğumuz, özellikle tamamen anonim kalabilme ve özellikle kendimizle alakalı hiç bir bilgi girmeden tek tıkla giriş yapabiliyorduk. Bu sohbet sitelerinin çoğunluğu kayıt işlemi gerektirmediği için çok tercih ediliyordu. Ancak bu kolaylığı sağlayan sitelerin büyük bir çoğunluğu, söz konusu anonim olmaksa öyle sandığınız kadar anonim kalamıyorduk. Çünkü artık ip denen şey kim olduğunuzu anlamak için yeterli. İp adresiniz defalarca farklı kullanıcı adıyla girseniz bile kayıt altına alınıyor. Kullanıcı adınız ile tamamen anonim kaldığınızı sansanız da göreceli olmakla birlikte tamamen anonim kalamıyordunuz. Çünkü kullanıcı adınızı değil söz konusu bağlantının ip adresi kayıt altına alınıyor. Ama endişelenecek bir şey yok ki! Kim size ne yapsın 🙂 Resim yüklemeden, veya şahsi bilgilerinizi paylaşmadan da güvende hissedebilirsiniz! Amacınız tanınmamak ise yüzünüzü göstermeden de bir şeyler paylaşmanız mümkün elbette.

Bir tek resim göndermek saatler alırdı

Aslında ilk başlarda resim gönderecek bir uygulama bile yoktu. Bir başka web sitesine tarayıcıdan dijital ortama aktarmayı akıl edenler bu resim dosyasını bazı sitelere başkalarıyla paylaşmak üzere yüklerdi ve bu yükleme işlemi bazen saatler sürerdi. Sürekli kopan düşük hızlı bağlantılar kafede chat yapan tüm kullanıcıları aynı anda sohbet ortamından düşürürdü ve çevirmeli modemlerin sesi pek popülerdi. Sohbet ortamının bu kadar koyu olduğu bu sohbet kanalları günümüze o derece popüler değiller ve artık herhangi bir sohbet ortamına bağlanmak için MIRC programına mecbur değilsiniz. 

90ların sonlarına doğru patlayan MSN messenger

İnsanlar için artık MIRC kanallarında hiç bir şey görmeden chat yapma devri bitmişti. Aslında hayatımıza web kamerası olgusunun da girdiği o yıllar sadece metinden ibaret iletişimden daha fazlasını isteyenler için yep yeni bir sohbet ve tanışma ortamı sunuyordu. Ve listenize eklediğiniz herkes artık çevrim içi olduğunuz sürece listenizde dururdu. Sohbet ortamında tanışanlar artık MSN messenger da takılmaya ve görüntülü konuşmaya başlamıştı. Başlangıç aşamasında hiç fena sayılmayan ve çok yavaş ve sürekli atlayarak değişen kameradaki kişiyle bağlantı kurmak o kadar zordu ki, chat kafeler artık internete bağlantı hızlarıyla daha çok müşteri çekmek için reklam yaparlardı. 1 mb hızda bağlanmak havalıydı 🙂