Trans ruhumdan fütursuz sözler

Trans ruhumdan fütursuz sözler

Koca olmanın kirası mı var? Kız evi naz evi değil mi?

Ahhh şu aşkı tatmış natamam kalbimin eksik sesi… ne demek istediysem artık!!! 🙂  Nedir bu aşk acısı bilmiyorum… Bu öylesi bir eksiklik ki yeri dolmuyor…

Bu bir hak mı ? Nasıl alınır nasıl elde edilir? Şansım normlarını oturtmamış bir toplum içinde daha da zor değil mi ? evet bence öyle gibi… Aksi halde elimden tutulmicak birisi değilim ki? Hangimiz kendimizi öyle görebiliriz ki zaten!

Maalesef içinde olduğum durumun farkındayım ama farketmişliğim çerçevesince bunun sadece benim değil heteroseksüel kitleninde problemi olduğunu biliyorum… Ancak kendilerine normativ algılar üzerinden baktığımızda verilmiş hakları olması durumu, onların umutsuzluğu ile bizim umutsuzluğumuzu ayrıştırıyor. Birileriyle evlenip yuva kurma hakkın varken birini bulamamış olmak veya hasbel kader yuva kuramamış olmak başka bir durum iken birilerini sevsen bile yuva kuramayacağın gerçeği başka bir durum…

Kendini yaşayamamak ne demektir? Kişinin kendisi olması ne demektir? Vallahi kim ne olmak ister bilemem… Kalkıp ta olma olgusunu felsefi olarak inceleyecek değilim. Ben sadece ne olmak istediğimi biliyorum. Şey… yani ‘biliyordum’ demek daha doğru olur! Çünkü;

Artık ellerim eskisi kadar güzel değil…

Ah ‘şu gençliğin verdiği güzellik dediğimiz şey, onu kaybetme korkusu, onu kaybetmek ve yarıda kalmış trans hayatım diye özetlediğim kendimde, ellerimi artık eskisi kadar güzel bulmuyorum… Aşkı bulamayışıma sıva niyetine kullanmak hoşuma gidiyor 🙂 çünkü biliyorum ki yinede kadınım ve bunu hiç bir şey değiştirmeyecek…  Ben vazgeçsem de içimdeki kadın bir ümitle aşkı arıyor… Kimsenin kimseye çok göreceği bir şey olabilir mi ?

Karmaşık cinsel hayatlar

Bazen aşk diye tanımlayıp bazende aşk kalıplarına uyduramadığımız karmaşık ilişkilerimiz ve bunun da acısını bastırmak veya tamam hissetmek adına yaşadığımız karmaşık cinsel hayatlarımız ne kadar tatminkar? Bu ne istediğini bilmemek değil de nedir? Bunu bir LGBT oluş üzerinden değil hetero norm olarak değerledirince de tablo farksız ama yukarı da da belirttiğim gibi bir hakka sahip olma hakkı ve duygusu başka bişi…

Çözüm üretmek zorunda kalıyoruz, uyum sağlıyoruz, gerekiyorsa ödün veriyor veya ödün verdiğimizi farketmiyoruz kiralık aşklarımız için.

Sanmayın ki bir jigolo sevgilim var 🙂 Keşke olsa ona da razıyım … ama olmuyor yani hayatım ne yapabilirim.. Yola devam… Biz buradayız çünkü bir şunu diyorum: bi dakka ya kadın olan benim.. Kız evi naz evi değil mi ki ? Nerde büyüdün başka bir ülkede mi ? senin ülkende kadınlara böyle mi davranılıyor..

Sadece dört duvar arasına gömdüğün aşkı çıkarmak istersen buradayım… Ama duygularımı sömüren, Koynumda kocanmışım gibi sana sahip çıkarım diyen satılık hazza, KİRA ödemeye niyetim yok! Kendini tanımıyan kabul etmeyen çatışık kişilerin yapacağı şeyin ne olmasını beklersiniz kizaten… ? Duygu ticareti… Kişilerin duygu sevgi ve şefkat eksiklğinden istiafade etmek ne ola ki başka? Alenen duygu tüccarlığı yani… Üzücü

Hayat aşksız da gider sıkıntı değil…

dilerseniz bu linkte son derece faydalı şeyler bulmak mümkün

https://www.hrw.org/reports/2008/turkey0508/turkey0508tuweb.pdf

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir