20 Nisan 2017 Perşembe

Trans doktor

Yazının başlığı biraz ilginç gelebilir ama neyseki gerçek! İnsanlar travesti olmayı bir meslek zannederler! Veya travestiliği sadece sex işçiliği yaparak para kazanmak sanırlar. Maalesef bu durum özellikle ülkemizde ve dünyanın çoğu yerinde böyle. Bu yüzden kimseyi hor görmeye veya neden böyle düşünüyorlar diye ön yargılı bakmaya gerek yok. Zira bir önyargıyı başkabir ön yargıyla yıkamazsınız.  Aksine travesti olmanın, insanların yakıştıramadığı ne varsa 'o' olmak olduğunu göstermek gerekiyor... En azından bu haberimizdeki kişi bunu yapmış... Hürriyet gazetisinde gezerken gördüm ve mutlka herkesin görmesi gerektiğini düşünüyorum...

Erkek doktor, kadın olmak için açtığı davayı kazandı



Bir devlet hastanesinde nörolog olarak çalışan 30 yaşındaki travesti doktor F.B. uğruna intiharı bile göze aldığı "cinsiyet değişikliği" davasını kazandı. Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi, sağlık kurulu raporu doğrultusunda Medeni Kanun’un 40/1 maddesi gereğince F.B’nin cinsiyet değiştirmesine izin verdi. Çalıştığı hastanede arkadaşları ve hastaları tarafından kendisine "Deniz Hanım" denilen F.B, ameliyatla kadın vücuduna sahip olacak.

/images/100/0x0/55ead04af018fbb8f8985d1f/images/100/0x0/55ead04af018fbb8f8985d1dDEVLET hastanesinde nörolog olarak çalışan F.B. avukatı aracılığı ile Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi’ne cinsiyet değişikliği için dava açtı. F.B. kendisine "transeksuelite" (cinsel yönden erkeklere ilgi duyan) teşhisi koyan İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilimdalı Başkanlığı’nın "cinsiyetini kadın olarak değiştirmesinin ruh sağlığı açısından gerekli olduğuna ilişkin" verdiği raporu mahkemeye delil olarak sundu. Raporda iki yıldan beri cinsel kimlik sorunlarına ilişkin grup psikoterapisine katıldığı anlatılan F.B’nin kadın cinsel kimliğinin tüm rol ve ifadelerini taşıdığı, kendisini karşı cinsten hissettiği sonucuna varıldığı anlatıldı. Raporda F.B’nin ruhsal hayatının belli ettiği cinsiyet ile fiziki cinsiyeti arasında çatışma sonunda cinsiyetini değiştirmek zorunda kaldığı söylendi.  

KADINLIĞA İLGİ Raporda F.B’nin 4-5 yaşlarında kendisini kız çocuğu gibi hissettiği, kız çocuklarıyla onların ilgi duyduğu oyuncaklarla oynadığı, erkeklik cinsel organının kendisine tuhaf geldiği, annesinden gizlice elbiselerini giydiği, makyaj yaptığı, tuvaletini oturarak yaptığı anlatıldı. Hep kadın bedenini hayal eden, kadın vücuduna imrenen F.B’nin ergenlik döneminde sesinin kalınlaşması ve vücudunda tüy çıkmasının kendisini rahatsız ettiği vurgulandı. Lisede erkeklerle aynı soyunma odasını kullanmaktan rahatsız olduğu anlatılan F.B’nin cinsel kimliğini ilk kez üniversite yıllarında bir erkek arkadaşına anlattığı belirtildi. GELENEKSEL AİLE Aşırı dindar ve geleneksel yapıya sahip ailesinin F.B’nin cinsel kimliğini öğrendiğinde olumsuz tepki verdiği anlatılan raporda, ailesinin oğullarını bu durumdan kurtarmak için doktora, hatta hocalara götürdüğü söylendi. Ailesinin karşı çıkması üzerine cinsiyet değişikliği için başvuramayan F.B’nin üç yıl önce intihar girişiminde bulunduğu söylendi. F.B’nin bu olaydan sonra ailesiyle yaşadığı evden ayrıldığı anlatıldı. Raporda F.B’nin her zaman karşı cinsten kadınlara değil de erkeklere ilgi duyduğu anlatıldı. Büyük bir devlet hastanesinde nörolog olarak görev yapan F.B. ile arkadaşımız Sibel Arna’nın yaptığı röportaj, 6 Temmuz 2006 tarihli Hürriyet’in Pazar ekinde tam sayfa yer almıştı. F.B, Sibel Arna’ya İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi’nden mezun olduğunu belirtmiş ve kişilik sorunlarının çözümü için ameliyattan başka çare bulunmadığını söylemişti.



Travesti olmak sex işçiliğinden başka bir opsiyonu olmamak demek değildir. Meslek sahibi bir çok kişi kimsenin haberi olmadan veya kimseyi rahatsız etmeden travesti olarak yaşamaya devam ediyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder